Borcu Sona Erdiren Sebepler ve Zamanaşımı

Borcu Sona Erdiren Sebepler

1. İfa

Borçlanılan edimin sözleşmeye uygun bir şekilde yerine getirilmesidir. Birden çok borç muaccel ise ödemenin, borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmamış ise ödeme, vadesi ilk önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. 

2. Kusursuz İmkansızlık

Kusursuz imkansızlıkta, borç bu imkansızlık nedeniyle sona ermektedir. Bu nedenle borcu sona erdiren sebeplerden biri de budur.

3. İbra

Bir edimi, yükümlülüğü yerine getirmekten kurtarmak anlamındadır. İbra, borçlunun da kabulünü gerektiren hukuki bir işlemdir. İbra sözleşmesi için şekil şartı aranmamaktadır. Fer’i borcun ibrası asıl borcu ortadan kaldırmaz.

4. Yenileme

Alacaklı ve borçlunun aralarında anlaşarak eski borcu sona erdirip yerine yeni bir borç yaratmalarıdır. Mevcut bir borç için borçlunun bir kambiyo senedi düzenleyip alacaklıya vermiş olması hukuken yenileme olarak kabul edilmez. Çünkü borç hala aynı para borcudur. Yine cari hesap sözleşmelerinde, sözleşmeye dahil kalemlerin cari hesaba kaydedilmiş olması yenileme olarak kabul edilmez.

5. Birleşme

Alacaklı ve borçlu sıfatlarının aynı kişide birleşmesi de borcu sona erdiren bir sebeptir. Bİr senedin ciro silsilesiyle tekrar borçlunun eline geçmesinin hukukçular tarafından birleşme olarak kabul edilmemektedir. Çünkü söz konusu senedin tekrar tedavüle sürülmesi mümkündür.

6. Takas

İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para ve özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. şartları;

  • Borçların karşılıklı olması
  • Borçların benzer olması
  • Borçların muaccel olması

Taraflardan birinin takas beyanında bulunması, kural olarak takasın gerçekleşmesi için yapılacak irade açıklaması tek taraflı varması gereken bir irade açıklamasıdır. İstisnaları;

  • Tevdi edilmiş bir eşyanın geri verilmesine veya bedeline ilişkin alacaklarda
  • haksız yere alınmış veya hileyle alıkonmuş eşyanın geri verilmesine ya da bedeline ilişkin alacaklarda
  • Nafaka ve işçi ücretleri gibi borçlunun ve ailesinin bakımı için zorunlu olup doğrudan doğruya alacaklıya verilmesi gereken alacaklarda

Zamanaşımı

Belli bir süre içinde hakkını talep etmeyen kişinin bu hakkı hukuk düzenince artık desteklenmiyorsa , söz konusu sürenin niteliği zamanaşımı süresidir. Zamanaşımına uğrayan borç aslında sona ermiş olmayıp hukuken eksik borç haline gelmiş olur. Yani, kişi hakkını dava ve takip edemez; ancak borçlu buna rağmen ödeme yaparsa bu ödeme geçerli kabul edilir. Zamanaşımı şartları;

  • Borcun muaccel olması
  • Kanuni sürenin geçmiş olması
  • Zamanaşımı süresinin durmamış olması
  • Zamanaşımı süresinin kesilmemiş olması

Zamanaşımı süresinin durduran sebepler;

  • Evlilik devam ettiği sürece eşlerin birbirinden olan alacaklarında
  • Velayet ilişkisi devam ettiği sürece küçüklerin velilerinden olan alacaklarında
  • Vesayet ilişkisi devam ettiği sürece vesayet altındakilerin vasilerinden veya devletten olan alacaklarda
  • Hizmet ilişkisi devam ettiği sürece borçlunun alacak üzerinde
  • İntifa hakkı devam ettiği sürece borçlunun alacak üzerinde
  • Alacaklı ve borçlu sıfatının aynı kişide birleşmesinde, birleşmenin ileride geçmişe etkili olarak ortadan kalkması durumunda, bu durumun ortaya çıkmasına kadar geçecek sürece
  • Alacağın Türk mahkemelerinde ileri sürülmesinin mümkün olmadığı süre içinde zamanaşımı süresi durmuş sayılır.

Zamanaşımı süresinin kesilmemiş olması

Kanunda belirtilen bazı hallerin gerçekleşmesi durumunda zamanaşımı süresi yine işlemez. Ancak buna neden olan sebep sona erdiğinde süre kaldığı yerden işlemeye devam etmeyip daha önce hiç süre işlememiş gibi sıfırdan başlar. Kanun hangi hallerde zamanaşımı süresinin kesilmiş sayılacağını düzenlemiştir. Buna göre;

  • Borçlu borcu ikrar etmişse
  • faiz ödemişse
  • Kısmen ifada bulunmuşsa
  • Rehin vermişse
  • Kefil göstermişse
  • Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa
  • İcra takibinde bulunmuşsa zamanaşımı kesilmiş olur.

Zamanaşımı Süresi ve Hak Düşürücü Süre Arasındaki Ayırım

  • Zamanaşımı bir def’i iken, hak düşürücü süre itirazdır.
  • Zamanaşımı taraflar ileri sürmedikçe hakim kendiliğinden dikkate alamazken, hak düşürücü süreyi hakim, taraflar ileri sürmese bile re’sen dikkate alır.
  • Zamanaşımına tabi alacak hakları, hakkın zamanaşımına uğraması halinde sona ermez. Eksik borç olarak hak talep edilebilir. Ancak karşı tarafın zamanaşımı def’ini ileri sürmesi ile bu hak karşı tarafça yerine getirilmeye zorlanamaz.
  • Hak düşürücü sürede, hakkım belli bir sürede ileri sürülmemesi o hakkın tamamen ortadan kalkması sonucunu doğurur. hak düşürücüsüreye tabi alacaklar sürenin geçmesiyle tamamen ortadan kalktığında eksik borçtan da bahsedilemez.
  • Zamanaşımı belli durumlarda kesilebilir veya durabilir. Oysa hak düşürücü sürelerden sürenin kesilmesi veya durması söz konusu değildir.

Zamanaşımı Sonuçları

Her hak zamanaşımına uğramaz. Ayni haklar, kişilik hakları, yenilik doğuran haklar, üyelik hakları ve tespit davaları zamanaşımına uğramaz. Zamanaşımı müteselsil borçlulardan veya bölünemeyen borcun borçlularından birine karşı kesilince, diğerlerine karşı da kesilmiş olur.

Zamanaşımı asıl borçluya karşı kesilmişse kefile karşıda kesilmiş sayılır. Ancak kefile karşı kesilmişse asıl borçluya karşı kesilmiş olmaz.

Bir dava veya def’i yoluyla kesilmiş olan zamanaşımı, dava süresince tarafların yargılamaya ilişkin her işleminden veya hakimin her kararından sonra yeniden işlemeye başlar.

Eksik Borçlar;

  • Zamanaşımına uğramış alacaklar
  • Kumar ve bahis borçları
  • Evlenme tellallığından doğan borçlar
  • Ahlaki bir ödevden doğan borçlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir