Kapitalizm Nedir? Özellikleri Tarihi İyi Kötü Yanları

Kapitalizm Nedir? Kapitalizm kısaca, fiyatların ve ücretlerin piyasa koşullarında belirlendiği, neredeyse her ürünün alınıp satılabildiği, çok sayıda alıcı ve satıcının yer aldığı ve piyasaya giriş çıkışların serbest olduğu ekonomik sistemdir.

Kapitalist ekonomiler; diktatörlük, demokrasi gibi çeşitli yönetim şekilleri ile hayata geçebilir. ABD, İngiltere, Fransa, Almanya’da demokratik kapitalizme örnek ülkelerdir. Buna karşın, özellikle Ortadoğu’da bir çok kapitalist diktatörlük bulunmaktadır. Çin ise yurt içinde ılımlı sosyalizm, yurt dışında kapitalist bir ülke politikası gütmektedir.

Kapitalizm Nedir?
Kapitalizm nedir? Özellikleri nelerdir? İyi ve kötü yanları nelerdir?

Ülkelerin bir çoğu, ekonomik olarak kapitalist sistemi benimsemiş olsa da, tam anlamıyla kapitalizmi hayata geçirmek mümkün değildir. Fiili olarak, uygulanmasının imkansıza yakın olan yanları bulunmaktadır.

Kapitalist Ekonomi Ne Demek?

Kapitalist sistem, yukarıda da bahsedildiği gibi bütün ekonomik durumların piyasada belirlenmesidir. Nasıl ki, sosyalizmin tam olarak uygulanması imkansız ise kapitalizmin de tam olarak uygulanması imkansızdır. Çünkü, kapitalizmin hedefi tam rekabet piyasasıdır. Tam rekabet piyasasının özellikleri şu şekildedir;

  • Piyasada çok sayıda alıcı ve satıcı vardır. (Atomize)
  • Üretilen mal homojendir. (Ürünler birbirinin aynıdır)
  • Piyasaya giriş-çıkış serbesttir.
  • Piyasada tam bilgi vardır.
  • Üretim faktör akışkanlığı tamdır. (İşçilerin istediği ülkede çalışabilmesi gibi)
  • Firmalar fiyat kabullenicidir.
  • Reklam söz konusu değildir.

Tam rekabet piyasasıyla ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Doğal olarak, bu şartları sağlamak her piyasa için mümkün olmayacaktır. Yukarıdaki, şartlara İstanbul’daki simit piyasasını örnek verebiliriz. İstanbul simit piyasasında alıcı ve satıcılar çoktur, mal homojen (aynı) ve diğer bütün şartları taşımaktadır.

Kapitalizim'de Rekabet
Kapitalizm’de Rekabet

Amerika Birleşik Devletlerinde dahi kapitalizm tam olarak işlememektedir. ABD’de özellikle sağlık alanında kamu yatırımları söz konusudur. Sağlık sektörüne yatırım yapmaması negatif dışsallık yaratması sebebiyle piyasanın yetersiz kaldığı alanlarda devlet üretici ve teşvik edici olmaktadır. Negatif dışsallık; bir alandaki zararın diğer alanlara da yansımasıdır. Örneğin, fabrika atıklarının tarıma verdiği zarar negatif dışsallıktır.

Hard Kapitalizm ne demek? Diğer adıyla vahşi kapitalizm, kaynakların plansızca tüketilmesidir. Hard kapitalizm’de kaynaklar tüketilirken diğer nesiller düşünülmeden tüketilir. Kar oranları yüksektir. Sömürü düzeni hakimdir.

Küresel Kapitalizm; semaye, işgücü, pazar, üretim gibi ekonomik olguların Dünyada serbest bir şekilde dolaşması anlamına gelmektedir.

Kapitalist Ekonominin (Sistemin) Özellikleri Nelerdir?

  • Kişi sahip olduğu her şeyi miras olarak bırakabilir.
  • Birikim yapılabilir ve istenilen yere harcanabilir.
  • Özel mülkiyet söz konusudur. Her türlü eşya üzerinde kişi hak sahibi olabilir.
  • İsteyen istediği yerde çalışabilir ya da çalışmayabilir. Birey iş tercihinde özgür bırakılmıştır. Sosyalizmde kimin nerede çalışacağını devlet belirlemektedir. İlgili yazı: Sosyalizim Nedir?
  • Üreticiler ve tüketiciler arasında yoğun bir rekabet vardır.
  • Her şeyin parasal karşılığı vardır.
  • Teknoloji yoğun üretim yapılır.
  • Birikim – tasarruf en önemli argümanıdır.
  • Devlet, hukuki alt yapıyı hazırladıktan sonra piyasaya müdahale etmemelidir.

Yarı kapitalist Devlet Ne Demek?

Yarı kapitalist ülkeler, kendi koşullarında, ekonomik eksiklikleri kapatmak için piyasaya müdahale etmek zorunda kalırlar. Bu müdahale kısıtlı bir müdahaledir. Örneğin, Avrupa Birliği, kendisine bağlı bulunan ülkelere tarımsal üretim yapmaları için teşvikler, yardımlar vermektedir. Diğer sektörlerdeki üretimin düşmemesi için insanların aç kalmamasına dikkat etmektedirler. Aksi taktirde, insanlar daha az üretebilir, sosyal patlamalar meydana gelebilir.

Bunun yanı sıra, ABD tarım sektörüne önemli teşvikler yapmaktadır. ABD’li tarım şirketleri, hükümetten aldığı destekle, diğer ülkelerin tarım arazilerini alarak üretim yapar. Bu şirketler gittikleri ülkelerde (Türkiye’de dahil) yerel tohumlarını parayla insanlardan alarak; yerlilere kısırlaştırılmış tohum verir. Böylelikle çiftçi her yıl bu şirketlerden tohum almak zorunda kalır. Ve şirketler sadece kendi istedikleri kadar piyasaya tohum sürer.

ABD’li bu tarım şirketlerinin politikaları ABD yönetimi tarafından da desteklenmektedir. Çünkü, bu şirketlerin faaliyet gösterdiği ülke ile ABD’nin bir savaş yapması durumunda; kolaylık insanları aç bırakabilir ve bir baskı aracı oluşturabilir. Eskiden emperyalizmin, en büyük araçları silahlar iken; günümüzde gıda sektörü gibi ekonomik araçlar kullanılmaktadır.

Kapitalizm Tarihi

Osmanlı’nın Akdeniz bölgesinde egemenlik sağlamasıyla birlikte; bölgedeki vergileri artırarak ticaret gemilerini farklı arayışlara sürüklemiştir. Avrupalı ticaret gemileri yüksek vergiler vermek yerine okyanuslarda seyahat yaparak Asya ve Ortadoğu’ya ulaşmaya çalışmıştır. Burada ucuza üretilen malları Avrupa’da zenginlere satıp; Avrupa’da ucuza üretilen malları keşfettikleri bölgelerde sattılar.

Köle Ticareti Yapan Gemiler - Liverpool
Köle Ticareti Yapan Gemiler – Liverpool

Avrupalı denizcilerin, özellikle İngiltere, okyanuslara dayanıklı gemileri üretmesiyle Amerika Kıtasının keşfine neden olmuştur. Burada denizciler, sınırsız toprak ve ucuz işgücü elde etmiştir. Bir taraftan ucuz işgücüne sahip olmaları diğer taraftan ülkeler arasında ürün arbitrajı yaparak servetlerini büyütmüşlerdir.

İlgili yazı: Arbitraj Nedir?

Elde ettikleri servet ile tüccarlar teknolojinin önemini kavramış ve daha fazla ürün üretmek için teknolojiye yatırım yapmışlardır. Çünkü, ucuz işgücüne sahip olsalar bile; bu işgücünün (işçi) barınma, giyecek ve giyecek (sınırlı da olsa) karşılamak zorunda kalmışlardır. Daha fazla kar elde etme güdüsü, bu maliyetleri kısma arayışıyla tüccarları, insanların yaptığı işi yapabilen makineler üretmeye yöneltmiştir.

Teknolojiye yönelim, beraberinde sanayi devriminin gerçekleşmesine neden olmuştur. Sanayi devrimiyle birlikte, fabrikalar ve Liverpool gibi büyük işçi kentleri kuruldu. Yaşam standartlarının minimum olduğu bu şehirlerde tüccarlar servetlerine servet kattı. Kendi ülkelerindeki işçiler üretim için yetersiz gelince; başka ülkeleri fethederek buradaki yerlileri, neredeyse bedavaya, kendileri için çalışmaya zorladılar. Özellikle, Afrika kökenlilerin yoğun olarak ABD’de yaşamasının sebebi burada yatmaktadır. Amerika’ya götürülen Afrikalılar köle niyetine çalıştırılmış ve alınıp satılmıştır.

Liverpool'da Çocuk İşçiler
Liverpool’da Çocuk İşçiler

Avrupa’da yaşanan bu ekonomik gelişmeler, Adam Smith, Karl Marx gibi bilim adamlarının incelemelerine konu olmuştur.

Kapitalizmin ilk sitemli analizini, kapitalizmin kurucusu olarak adlandırılan Adam Smith gerçekleştirdi ve kapitalizmin öncüleri arasında en önemlisi oldu. Smith, zenginliğin kaynağının toprakta olduğunu ve topraktan ne kadar ürün elde edilirse o kadar zengin olunacağını eserlerinde işledi. Marx ise, zenginliğin kaynağını; ucuz işgücünün ürettiği üründen kaynaklandığı dile getirdi ve bunun bir sömürü olduğunu eserlerinde işledi.

Avrupalı zengin tüccarlar İngiltere’de vergi veren en büyük kesim olmasına rağmen yönetimde yer alamıyor ve ülkede söz sahibi değildi. Bu nedenle zengin tüccarlar vergisiz ve kanunsuz olan Amerika Kıtasına daha fazla yönelmeye başladı. Burada yer alan 13 koloni üzerinde İngiliz kralının daha fazla baskı yapması sonucunda İngiltere’ye isyan ederek Amerika Birleşik Devletlerini kurudular ve ticaretlerini burada devam ettirdiler.

ABD’nin kurulmasıyla gelişen fikirler Fransız ihtilaline sebep oldu. Öncesinde feodal beyler tarafından yönetilen halklar; artık merkezi bir hükümet tarafından yönetilmeye başladı. Feodal beylerin tutuculuğu, tüccarların ticaret yaptıkları her feodal beye vergi vermeleri yıkılmalarının en büyük sebebi oldu. Burjuvalar, sosyalistler, işçiler ve köylülerin birleşmesiyle Fransa’da devrim oldu ve merkezi hükümet güçlendi. Fransız Napolyon’un fikirleri sınırları aşmaya başladı ve küçük krallıklar yerini büyük devletlere bıraktı. Milliyetçilik akımı başladı. Burjuvalar burada, ticarete engel olmaları sebebiyle küçük krallıklara ve soylulara karşı işçi, köylü ve sosyalistleri destekledi.

ABD’nin kurulması Dünya tarihinin yön değiştirmesine neden oldu. Önceleri, savaşların ve mücadelelerin merkez üssü olan Avrupa’nın yerini ABD almaya başladı. 1. Dünya Savaşıyla Birlikte ABD o zaman kadar izlediği politikadan vazgeçerek; dünya siyasetine yön vermeye başladı. Böylelikle, kapitalizm tüm Dünya’ya yayılmaya başladı.

Türkiye’de Kapitalizm

Osmanlı üretim şekli yoğun olarak işgücüne ihtiyaç duyuyordu. bu sebeple, sanayi devrimini yapmış, seri üretime geçmiş Avrupalıların gerisinde kaldı ve üretimde ilerlemeyi sağlayamadı.

Bir taraftan esnaf birliklerinin tutuculuğu diğer taraftan din adamlarının makineleri “şeytan işi” ilan etmesi Osmanlı’nın teknolojik ilerlemeyi sağlayamamasının en büyük nedeni oldu. Üretimin yeteri kadar sağlanamaması Osmanlı topraklarını dış devletlerin pazarı haline getirdi. Büyük devletler kendi ülkelerinde ürettikleri ürünü Osmanlı’da satarak; buradaki sermayeyi kendi ülkesine götürdü. Böylelikle fakirlik artarak çoğaldı.

Cumhuriyet kuruluşunun ilk yıllarında Mustafa Kemal Atatürk, her ne kadar serbest piyasa ekonomisini benimsemiş olsa da; uygulamada ekonomik liberalleşmenin kalkınmayı gerçekleşmeyeceğini kısa sürede fark etti. Bu görüşler 1. İktisat Kongresinde tartışıldı.

2. İktisat kongresinde, Türkiye’de girişimci olacak bir kesimin bulmadığı tespitiyle karma ekonomi görüşü benimsendi ve planlı kalkınma dönemlerine geçildi. Sovyetlerden uzmanlar çağrılıp 5 yıllık kalkınma modelleri geliştirildi. Bu süreçte yüzlerce fabrika kuruldu. 2000’lere kadar özel sektörün yapamadığı, ulaşamadığı her alanda devlet bizzat faaliyet gösterdi, yatırım yaptı.

Kapitalizmin İyi ve Kötü Yanları Nelerdir?

Kapitalizmin iyi yanı; rekabetin toplumsal ilerlemeyi sağlamasıdır. Özellikle teknoloji alanındaki ilerleme ve bunun tüm insanlığa sunulması rekabet sayesinde gerçekleşmiştir. Bunun yanı sıra, tam rekabetin sağlandığı piyasalarda tüketiciler, uygun fiyattan ürün alabilmektedir. Satılan ürünle ilgili, herkes, aynı bilgiye sahiptir.

Kapitalizmin kötü yanları ise şu şekildedir; Piyasa, çoğunlukla eksik rekabettedir. Bir yerde 50 TL olan ürün başka bir yerde 100 TL olabilmektedir.

Kapitalizm’de herkes teorik olarak zengin olabilmektedir. Ancak, kişilerin varlıklarını miras olarak bırakması; sermayenin belli ve küçük bir grupta toplanmasına neden olmaktadır. Herhangi birinin gerçekten zengin olabilme ihtimali ise düşüktür. İnsanlar zengin olmanın hayaliyle yaşar. Gerçekte ise, sadece sömürülmektedir. Bir insan ömrü boyunca bir ev ve bir araba için çalışır. Kaldı ki çalışanların çoğunluğu bunları gerçekleştiremez.

Kariyer yapma hedefi, bir taraftan insanı çalıştığı işte uzmanlaştırırken; diğer taraftan sosyal olan tarafını törpülemektedir. Kişinin kendini yeniden üretmesi için zaman kalmamaktadır. Bireyin sosyal ilişkileri bozulur ve tek amacı bulunduğu şirketi daha da kar ettirmektir. Edilen bu kar ise kendisine değil; şirket sahibine kalmaktadır.

Özetle, kapitalizmin sonuçları piyasa için uygun olabilir; ancak insanın doğası için uygunluğu tartışmalı bir konudur.

Kapitalizm nedir? başlıklı makalemizde savunucularını, tarihini, TDK anlamını, nasıl ortaya çıktığını örneklerle anlattık. Sorunuz olursa yorumlar aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir