Ana Sayfa / Makro İktisat / Enflasyon Nedir? Enflasyon Oranı Ne Demek?

Enflasyon Nedir? Enflasyon Oranı Ne Demek?

Enflasyon kısaca; tüketilen ürünlerin fiyatının bir önceki aya ya da yıla göre artmasıdır. Enflasyon oranı, TÜİK tarafından belirlenen ürünlerin ay ya da yıla göre fiyatlarının artış oranıdır. Enflasyondan bahsedebilmek için fiyatlar genel düzeyinde sürekli bir artış olması gerekir.

Örnek; bir mal ocak ayında 10 TL iken şubat ayında 11 TL olursa; enflasyon oranı %10’dur. Mart ayında 12 TL olursa bir önceki aya göre enflasyon oranı %9,1’dir. Ay ay enflasyon oranları toplanarak yıllık enflasyona ulaşılır.

Enflasyonda ÜFE ve TÜFE, olarak iki sınıflandırma vardır. Yİ- ÜFE’nin açılımı “yurtiçi üretici fiyat endeksi”dir. Yİ- ÜFE verileri, üreticilerin maliyetlerinin aylık ya da yıllık olarak ne kadar arttığını gösterir. TÜFE ne demek? Açılımı, “tüketici fiyat endeksi”dir. TÜFE verileri, nihai mal ve hizmetlerin fiyatlarının artış hızını gösterir. ÜFE ve TÜFE rakamları TÜİK tarafından açıklanır. Türkiye’de TÜİK, her ay ve yıl sonunda aylık ve yıllık enflasyon oranlarını açıklar. Dünya ülkelerinin enflasyon oranlarını https://www.cia.gov adlı web sitesinden öğrenebilirsiniz.

TEFE hesaplamasına 2005 yılında son verilmiş; TÜFE olarak isimlendirilmiştir.

Enflasyon rakamları, üretim ve tüketim mallarının fiyatlarının artış hızını gösterir. Enflasyon, çalışanların maaşlarının erimesine sebep olur. İşveren açısından ise maaşlardaki reel düşüş (erime) işgücünün ucuzlamasına daha fazla kar etmesine neden olmaktadır. Bundan dolayı enflasyonun asıl etkilendiği kesim ücretli çalışanlardır. Enflasyon oranı ekonominin genel bir göstergesi olmasından dolayı önemlidir. Enflasyonun nedenlerine bakmak gerekirse;

Yüksek Enflasyonun Nedenleri

Enflasyon neden olarak; talep enflasyonu, maliyet enflasyonu, yapısal enflasyon olarak üçe ayrılır.  Türkiye’deki enflasyonunun yükselme sebebi ise bu üçünün toplamından oluşmaktadır.

1. Talep Enflasyonu (Demand-pull)

Talep yönlü bir enflasyon görülmesi için tüketimin artması ve üretilen malların talep karşısında yetersiz olması gerekmektedir. Talep enflasyonu ile mücadele etmek için üretimi artırma ya da tüketimi azaltma tedbirleri alınabilir. Toplam talep artarken; toplam arz sabit kalırsa talep enflasyonu oluşur.

2. Maliyet Enflasyonu (Cost-push)

Üretilen mal ve hizmetlerin üretimi düşerken; mal ve hizmetlere olan talebin değişmemesi durumunda ortaya çıkan enflasyon nedenidir. Maliyetlerin artması, işletmelerin ellerindeki kaynaklar ile daha az mal ve hizmet üretmesine neden olacaktır; böylelikle talep de sabit kaldığı için fiyatlarda sürekli artış yaşanacaktır. Ancak, her maliyet artışı maliyet enflasyonu yaratmaz. Çünkü, girişimciler her maliyeti fiyatlara yansıtmaz.

3. Yapısal Enflasyon

Az gelişmiş ülkelerde görülen yapısal enflasyon, özellikle talep değişimlerine uyum sağlayamamaktan kaynaklanır. Uyumun yavaş işlemesi ise; sermaye, döviz, nitelikli işgücü yetersizliği gibi nedenlerden kaynaklanır.

Enflasyonun Etkileri; Olumlu-Olumsuz Sonuçları

  • Paranın değerinin düşmesiyle birlikte tasarruflar azalır. Azlan tasarruflar banka mevduatlarının azalmasına sebep olur. Bankalar mevduatlarını artırmak için faizleri artırmak zorunda kalırlar. Artan faizlerden dolayı, yatırımcılar parayı faize yatırmayı daha risksiz ve kazançlı görürler. Doğrudan yatırımların azalması ise üretimin azalmasına sebep olur.
  • Yüksek enflasyon dönemlerinde, insanlar tasarruflarını korumak için döviz ve altına yönelirler. Bu yönelme paranın verimsizliğine neden olur.
  • Sermayedarların, yüksek enflasyondan dolayı sermayesinde erime yaşandığı için vergi kaçakçılığı artmaya başlar.
  • Enflasyonist dönemlerde spekülasyonlar artar ve çalışmadan kazananlar oluşmaya başlar. Bu da toplumsal çökmeye sebep olur.
  • Yüksek enflasyon kamu harcamalarını, bütçe ve ödemeler dengesi açıklarını arttırır.
  • Fiyatlar sürekli yükselmesi sonucunda çalışanların reel gelirleri düşer.
  • Paranın sürekli değer kaybetmesinden dolayı insanlar ellerinde para tutmak yerine sürekli bankaya gitmek zorunda kalırlar. Buna ayakkabı eskitme maliyeti de denir.
  • Ücretli çalışanların reel gelirinde azalma yaşanacağı için işgücü ucuzlar. İşgücü bakımından, üretim maliyeti azalır ve enflasyonun üretim için tek faydası burada görülmektedir.

Enflasyon Çeşitleri ve İlgili Kavramlar

Enflasyon beklentisi; TCMB (Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası), her yıl, sonraki yıl için yaptığı enflasyon tahminidir. Enflasyon oranı beklentinin üzerinde çıkarsa faiz artışı beklenir. Beklentinin altında çıkarsa faiz oranlarında düşürülmesi beklenir. Faiz oranları döviz kuru üzerinde etkilidir. Faiz oranının düşmesi durumunda dövize talep artar. Faiz oranı yükselirse yatırımcılar faize yönelir ve döviz kuru düşer.

Enflasyon farkı, enflasyonun beklenenden yüksek çıkması sonucunda çalışan ve emeklilere ödenen ek ücrettir. Her yıl ocak ve temmuz ayında açıklanır. 6 aylık enflasyon rakamları eklenir.

Enflasyonda baz etkisi, enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde, enflasyon bir önceki aya göre düşerse burada baz etkisi oluşur. Örneğin, Ocak ayında enflasyon %30’dur. Şubat ayında enflasyon %5 gerçekleşirse burada baz etkisi söz konusudur. Aslında şubat ayı enflasyonu %35’dir.

Ilımlı Enflasyon: Yıllık fiyat artış hızının %5-6 olduğu enflasyon türüne denir.

Atalet (inertia) Kazanmış Enflasyon: Fiyat artış hızının %10-20 olduğu enflasyon türüne denir. Kronik ya da sürünen enflasyon olarak da ifade edilir.

Hiperenflasyon: Fiyat artış hızının %50 ve üzeri olduğu enflasyon türüne denir. P. CAGAN tarafından ortaya atılmıştır.

Deflasyon; fiyatlar genel seviyesindeki sürekli düşüştür. Daha ayrıntılı bilgi için Deflasyon Nedir? başlıklı yazısını da inceleyebilirsiniz

Stagflasyon; işsizlikle birlikte enflasyonun aynı anda görülmesidir. Büyüme pozitiftir. Ancak reel olarak ekonomi küçülmüştür.

Dezenflasyon; enflasyonun düşmesine denir.

Stag-deflasyon; durgunlukla birlikte fiyatların sürekli düşüşüdür.

Reflasyon; deflasyon içerisinde ki piyasanın yeniden dengeye gelmesidir.

Slumpflasyon; ekonominin küçülmesi ile enflasyonun aynı anda bulunmasıdır. Büyüme negatiftir. stagflasyon ile karıştırılmamalıdır.

Türkiye Yıllık Enflasyon Oranları

Ülkemiz, 2017 yılı, 11.92 enflasyon oranıyla son 13 yılın en yüksek enflasyon oranına ulaştı. 2018 yılı ise daha yüksek enflasyon oranı bekleniyor. 2002 yılından itibaren yıllara göre TÜİK enflasyon oranları tablosu ise şu şekilde;

200229,7520106,40
200318,36201110,45
20049,3220126,16
20057,7220137,40
20069,6520148,17
20078,3920158,81
200810,0620168,53
20096,53201711,92
201820,30

2019 Aylara Göre Güncel Enflasyon Rakamları

Ocak 20.35
Şubat 19.67
Mart 19.71
Nisan 19.50
Mayıs 18.71
Haziran 15.72
Temmuz 16.65
Ağustos

Kaynak: www.tuik.gov.tr/

Türkiye’de yıl yıl ve ay ay enflasyon oranı bu şekilde seyrederken; Dünyada ise 2017 yılı bazı ülkelerin enflasyon oranı ise şu şekilde gerçekleşmiş;

ABD2,4İngiltere2,3İtalya4,2
AB1,6Kanada1,6Meksika5,4
Almanya1,5Japonya0,2Brezilya4,6
Çin0,9Rusya1,4Fransa1,4

Kaynak: https://data.worldbank.org/

Yukarıdaki enflasyon verisinden anlaşılacağı üzere enflasyon kaç olmalı sorusunun net bir tanımı yoktur. Her ülkenin durumunun benzersiz olmasından dolayı; her ülke için geçerli olabilecek bir oran bulunmamaktadır. Ancak, yukarıda verdiğimiz bazı ülkelerin enflasyon oranlarından da göreceğiniz gibi, %3-%4 civarında olması beklenir.

Enflasyon kısaca nedir ve iktisadi tanımı enflasyon oranı ne demek ve neden yükselir, nasıl önlenir, çeşitleri nelerdir ve enflasyon artışının sonuçları nedir? Gelişmiş ülkelerin enflasyon oranları ne kadar?

Bir yorum

  1. aşağıdakilerden hangisi enflasyonun maliyetidir a) reel para balansında azalma b)menü maliyetleri c)fiyat belirsizliklerinin artması d)nominal faizlerde artış e) hepsi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir