Kooperatifçilik ve Kooperatifçilik İlkeleri

Tarım ekonomisi alanında yazılarımıza tarımda örgütlenme ve kooperatifçilik ders notuyla devam ediyoruz.İlk yazımızda tarım sektöründe örgüt ve örgütlenmenin özelliklerinden ve faydalarından ardından da tarımda ekonomik ve sosyal amaçlı örgütler ile tarımda meslek örgütlerinden ana hatlarıyla bahsettik.Bu yazımızda ise kooperatifçilik ve Türkiye’de ve Dünya’da kooperatifçilik tarihinin ana hatlarına değinip devamında ise Kooperatif ilkelerini detaylıca anlatacağız. Kooperatifçilik ilkelerinin yanı sıra Türkiye’deki kooperatifçilik mevzuatını inceleyeceğiz.İlk yazılarımızın ve devamındaki yazının linkini yazımızın sonunda bulabilirsiniz.

KOOPERATİFÇİLİK

Kooperatifler;  İnsanların tek başlarına yapamayacakları veya tek başlarına yaptıkları zaman birlikte yapmaya göre daha iyi netice alamayacakları işleri başarmak üzere, gönüllü olarak ekonomik güçlerini bir araya getirdiği örgütlenme şeklidir.

Kooperatifler ekonomik ve sosyal amaçlı kurulan örgütlerin içindedir. Liberal sistemde düzenleyici rekabettedir.

Kooperatifçiliğin 4 temel özelliği vardır. Bunlar;

  1. İlkelere göre yönetilirler.
  2. Ortaklar ve hizmetlerden faydalananlar aynı kişilerdir.
  3. İkili doğa özelliği (ortakların kendi işletmeleri ve kooperatif işletmeleri olacak)
  • Kooperatif – Organizasyon
  • Kooperatif – Grup
  • Kooperatif – İşletme
  1. İşletme ortakları için geliştirme özelliğine sahiptir.

Kooperatif; ticari faaliyet ve sosyal faaliyet arasında dengede olmalıdır. Sosyal ilişkiler ağırlıklı olursa dernek; ticari ilişkiler ağırlıkta olursa şirkete benzer.

Dünya nüfusunun %10’nu kooperatif ortağıdır.

Bir kişi birden fazla kooperatife üye olabilir.

Kooperatiflerin etkinliği pazar payı ile ölçülür.

Kooperetifçiliğin tarihçesi

                Dünyada;

  • İngiltere → Tüketim Kooperatifçiliği
  • Fransa → Üretim Kooperatifçiliği
  • Almanya → Kredi Kooperatifçiliği ilk olarak gelişim göstermiştir.

1800’lü yıllarda “ Kompersan Köyleri” adlı proje ortaya konulmuştur. Sanayi ve tarımın entegre halde gelişmesi için çaba sarf edilmiş ancak başarılı olunamamıştır. (Owen)

1844 yılında İngiltere’de 28 dokuma işçisi kişi başına birer Sterlin vererek, kirası 10 Sterlin olan bir dükkân açarlar. Bir yıl sonra ortak sayısı iki katına çıkmıştır ve bu ilk kooperatif hareketinin başlangıcı kabul edilmektedir.

Bu kooperatifin hedefleri;

  • Zorunlu tüketim malları sağlamak
  • Konut gereksinimlerini karşılamak
  • İstihdam sorununu gidermek
  • Arazi satın almak ve işlemek
  • Gereksinim duydukları tüketim maddelerinin üretim olanaklarını sağlamak şeklinde sıralayabiliriz.

Türkiye’de Kooperatifleşme

Türkiye’de kooperatifleşme tarihi Mithat Paşa’ya kadar dayandırmak mümkündür. Mithat Paşa tarafından 1863 yılında “ Kredi Kasaları” kurulmuştur.

Menafi Sandığı; Aşar vergisi %10 ‘dan %11’e çıkartılmış ve bu %1’lik kısım da çiftçilere kredi sağlamak için Menafi Sandığı’na ayrılmıştır. Daha sonra Menafi Sandığı’nın ardından Memleket Sandığı kurulmuştur. Bu sandıklara aktarılan kısım ile Mithat Paşa 1888 ‘de Ziraat Bankası’nı kurmuştur.

Cumhuriyetin ilanından itibaren kooperatifleşme adına önemli adımlar atılmış ve esas olarak kooperatifleşme Atatürk ile başlamıştır demek yanlış olmaz. Bu çalışmalara;

Atatürk ve İnönü’nün üyesi olduğu Türk Memurlar Kooperatifi ve 1931 yılında kooperatif ile ilgili hizmetlerin yürütülmesi için “ Türk Kooperatif Cemiyeti ”  örnek verilebilir.

En uzun süreli kooperatif kurum yayını Karınca Dergisi’dir.

1969 yılında 1163 sayılı Kooperatifçilik Kanunu ile üst örgütlenme yasal olarak gelmiştir.

Kooperatifçilik İlkeleri

Uluslar arası Kooperatifler Birliği Genel Kurulu tarafından 1937 yılında ilk ilkeler belirlenmiştir. Bu ilkeler;

  • Açık Kapı ( Serbest Giriş) İlkesi
  • Demokratik Yönetim İlkesi
  • Risturn İlkesi
  • Sermayeye Sınırlı Faiz Verilmesi İlkesi
  • Siyasal – Dinsel Tarafsızlık İlkesi
  • Peşin Satış İlkesi
  • Kooperatif Eğitiminin Geliştirilmesi İlkesi

İlk dört ilke olan açık kapı (serbest giriş) ilkesi, demokratik yönetim ilkesi, risturn ilkesi, sermayeye sınırlı faiz verilmesi ilkesi ‘mutlak ilkeler’ son üç ilke ise; siyasal – dinsel tarafsızlık ilkesi, peşin satış ilkesi, kooperatif eğitiminin geliştirilmesi ilkesi ‘2. derece önemli ilkeler’ olarak karşımız çıkmaktadır

Bu ilkelerin 4 fonksiyonu vardır;

  1. Bireylerin kooperatif ortaklığına nasıl katılacağı belirlenir.
  2. Amaç – araç ilişkisinin nasıl bulunup, kullanılacağı ve yönetileceği
  3. Grup ekonomisinin kendi kendini geliştirmek için izleyeceği yöntemler ve stratejiler
  4. Faaliyetler sonucunda ortaya çıkan sonucun katılanlar arasında nasıl görüşüleceği

Risturn; kooperatiflerde dönem sonu elde edilen karın ortaklara dağıtılan kısmıdır. Bu dağıtımın amacı ortakların birbirinden haksız kazanç sağlamalarını önlemektir.

1955 yılında İngiltere’de düzenlenen 31.Uluslararası Kooperatifler Birliği Kongresi’nde günümüzde de hala geçerliliğini koruyan 7 ilke belirlenmiştir. Bu ilkeler;

  1. Gönüllü Serbest Giriş İlkesi
  2. Ortağın Demokratik Yönetimi
  3. Ortağın Ekonomik Katılımı
  4. Özerklik ve Bağımsızlık
  5. Eğitim – Öğretim – Bilgilendirme
  6. Kooperatifler Arası İşbirliği
  7. Toplumsal Sorumluluk
  1. Serbest Giriş İlkesi;

Gerçek ve tüzel kişiler kendi hür iradeleriyle girebilirler.

Dil, din, ırk, siyaset, cinsiyet ve sosyal ayrımlar yapılamaz.

Ortaklıkta zorlama yoktur, gönüllülük vardır.

Ortaklık payı ödenir ve kooperatife katılım sağlanır ve kooperatiften ayrılmakta serbesttir.

  1. Ortağın Demokratik Yönetimi;

Her ortak eşit oy hakkına sahiptir.

Yönetim organları ortakların arasında yapılan oylama ile seçilir.

Yönetim kuruluna aday olmak için ortaklık şartı aranır, her ortak genel kurulda aday olabilir.

Seçilmiş yöneticiler eleştirilebilir, genel kurulda değiştirilebilir.

  1. Ortağın ekonomik katılımı;

Yıl sonunda elde edilen gelir veya gider fazlasına ortaklar eşit şekilde katılır.

Her ortak finansal destek vermek zorundadır.

Gelir fazlasından yedek akçe ayrılması

İşletme ortaklarına sermayeden faiz verilmesi

Özel fon ayrılması

Ortaklara “ risturn” dağıtılması bu ilke kapsamında gerçekleşir.

  1. Özerklik ve bağımsızlık;

Kooperatiflerin kendine özgü yasası vardır.

Kooperatiflerin kendi yönetim ve denetim kurulları olması özerklik, devletin bu yapılara karışmaması da bağımsızlık kapsamındadır.

  1. Eğitim- öğretim ve bilgilendirme;

Başarıya ulaşmak için kooperatifi yönetenlerin, ortakların ve halkın kooperatif hakkında bilgili olmaları gerekir. Bu bilgilendirme yayım yoluyla ve basın aracılığıyla gerçekleştirilebilir.

  1. Kooperatifler arası işbirliği;

Kooperatifler kendi aralarında yardımlaşmak için örgütlenebilirler. Ulusal düzeyde büyük aracı, sanayici ve holdinglerle rekabet edebilirler. Hatta uluslar arası düzeyde çok uluslu şirketlerle dahi rekabet edebilirler.

Birim kooperatif → Kooperatif Birliği → Kooperatif Merkez Birliği → Ulusal Kooperatif Birliği → Uluslar arası Kooperatifler Birliği

  1. Toplumsal sorumluluk hizmetleri;

Ortakların çıkarlarını, gereksinimlerini ön planla tutarken; toplumsal çıkarları da gözetmelidir.

Çevrenin korunmasında da gereken önlemleri almalıdırlar.

Kooperatifler kazanırken; topluma ve çevreye zarar verilmemelidir.

Kazanımlar toplumla paylaşılmalı; toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel yönden kalkınmaları sağlamak için de çalışılmalıdır.

Kooperatif ve Sermaye Şirketleri Arasındaki Farklar

  • Kooperatifler hem ticari hem sosyal faaliyetlerde bulunurlar. Şirketler ise klasik olarak sosyal ve toplumsal amaç yoktur.
  • Şirketlerde temel amaç karı maksimum yapmaktır. Kooperatiflerde temel amaç maliyeti minimize etmektir.
  • Sermaye şirketleri, sermayelerini olabildiğince yüksek kar temin etmeyi isterlerken; kooperatifler ortaklarının hizmet maliyetlerini minimum yapmayı istemektedirler.
  • Şirketlerde sermayedeki katılım ayına göre kar dağılımı yapılır.Kooperatiflerde ise gelir-gider fazlasından zorunlu ayrımlar yapıldıktan sonra, kalan kısım risturn olarak ortaklara yaptıkları işlem hacmine göre dağıtılır.
  • Anonim şirketlerde ortaklar birbirini tanımayabilirler, kooperatiflerde ortaklar birbirini tanır.
  • Şirketlerin yönetiminde oy hakkı sermayedeki paya göreyken, kooperatiflerde her ortağın bir (eşit) oy hakkı vardır.
  • şirketlerde hissedarların hisseleri değişirken, kooperatiflerde sermayeye katılım eşit bir şekilde gerçekleşmektedir.
  • Şirketlerde varlıkların artışı hisselere yansır. Kooperatiflerde ise ortakların hisselerine varlıkların yansıması olmaz, ortak ayrılırken ilk başta verdiği varlık kadar parasını alır.
  • Şirketlerde üçüncü kişilerle alışveriş yapılırken; kooperatiflerde ortaklarla alışveriş yapılır.
  • Kooperatifler yasa gereği şube ve temsilcilik açamamaktadırlar, şirketler açabilmektedirler.
  • Kooperatifler bir veya birkaç konuda faaliyet gösterebilirler.Şirketler karlı olduğu düşündükleri her alanda faaliyet gösterir.

Özel sektör karşısında kooperatifleri durumu 

Bilindiği üzere piyasada özel sektör, kamu sektörü ve de kooperatifler bulunmaktadır. Kooperatiflerin piyasada özellikle de özel sektör karşısında başarılı olabilmek için ele aldığı unsurlar itibariyle rakiplerine karşı daha iyi koşullar otaya koyarak piyasada tutunup, pazar payını artırması mümkün olabilir.

Piyasada tutunabilmek içinde pazar araştırması yapması oldukça önemli bir husu olarak karşımıza çıkmaktadır. Pazar araştırması yapılırken talep,üretim, fiyatlandırma, ikame ürünler, ham madde, ulaşım imkanları ve mevzuat özellikle dikkat edilmesi gereken noktalar olarak karşımıza çıkmaktadır.

Devlet-Kooperatif İlişkisi

Dünyadaki kooperatif örnekleri incelendiğinde dört ana başlık altında kooperatifler ile devlet arasındaki ilişkiyi sınıflandırmak mümkündür.

  1. Serbest Sistem; devlet ile kooperatif arasında hiçbir bağlılık yoktur.Devlet ile kooperatif arasında ilişki minimum düzeydedir.Devletin kooperatifin yönetimine karışmadığı tam anlamıyla demokratik kooperatifçilik gerçekleşmektedir.Kuzey Avrupa ülkelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.
    Türkiye’de 2005 yılındaki yasa ile birlikte serbest sistem çerçevesinde kooperatifçilik faaliyeti yürütmeye başlamıştır.
  2. Karşılık Yardım Sistemi; devlet, kooperatiflerin kuruluşlarında ve işleyişlerinde çeşitli yönlerden (eğitim, araştırma, ucuz kredi vs) yardımcı olur. Güney- Güneybatı Avrupa ülkelerinde görülmektedir.
  3. Vesayet Sistemi; devlet, kooperatiflere destekte ve yardımda bulunurken yönetimlere de müdahale ettiği sistemdir.Bu uygulamanın yaygın olduğu ülkelerde demokratik kooperatifçilikten söz edilmesi mümkün değildir.
  4. Devletçilik Sistemi; komün ve kolhozlar bu sistem için en güzel örneklerdir. Komün- kolhoz aslında toplu yaşam şeklidir.Bu sistemde devlet ile kooperatifler özdeşleşmiştir. SSCB’de başarıyla uygulanmıştır. Günümüzde İsrail’de kolhozlar bulunmakta ve Çin’de bu sistem ile kooperatifler bulunmaktadır.

Devlet ile kooperatiflerin ilişkisi incelenirken aşağıdaki üç husus karşımıza çıkmaktadır.

  • Mevzuat
  • Teşvik verilmesi
  • Alım ve vergi kolaylığı

KOOPERATİFİN HUKUKSAL TANIMLARI

Kooperatif nedir sorusunun cevabını 1163 sayılı Kooperatifler kanununa göre şu şekilde tanımlayabiliriz. Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir

ICA Kongresinde kabul edilen kooperatif tanımına göre ise, kooperatif nedir sorusunun cevabını; kişilerin ortak ekonomik,sosyal ve kültürel gereksinim ve özlemlerini müştereken sahip olunan demokratik kurallarla yönetilen bir işletme vasıtası ile karşılamak için gönüllü olarak oluşturdukları özerk bir işletmedir.

 Türkiye’de Kooperatifçilik Mevzuatı

Tarihçesi

Memleket Sandıkları Nizamnamesi; 1863 yılında kurulmaya başlanılan Memleket Sandıkları için 1867 yılında bir nizamname hazırlanmıştır.

Menafi Sandıkları

Vilayet İdaresi Kanunu

İtibari Zirai Birlikleri Kanunu , yasa olarak tarım kooperatifleri hakkında ilk kanundur.

1926 tarihli Ticaret Kanunu ; bu yasaya göre 7 kişi bir araya gelmek şartıyla 500 liradan fazla pay sahibi bulunmamak şartıyla kooperatif kurulabiliyordu. Yasanın getirdiği en önemli özellik bir dayanışma ve karşılıklı yardım kooperatif tanımı içine sokmasıdır. Bir diğer önemli özellik ise risturn verilmesini öngörmesidir.

1926 tarihli Zirai Kredi Kooperatifleri Kanunu ; bu yasaya göre tarım işletmelerinin kısa vadeli üretim gereksinimlerini karşılamak üzere; köy, kasaba ve kentlerde tarım kredi kooperatifleri kurulabilecektir. Köylerde kurulacak kooperatifler sınırsız sorumluluk, kasabalardakilerde ise hem sınırsız hem de sınırlı sorumluluk esası uygulanabilecektir.

1935 tarihli ve 2834 sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu; bu yasanın en büyük özelliği; devlet vesayeti altında güdümlü bir kooperatifçiliği öngörmesidir.

1969 tarih ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu; bu kanun ile aşağıda belirtilen yenilikler getirilmiştir.

a) Bu yasa ile kooperatifler; Ticaret Kanunundan çıkarılarak ayrı bir yasaya kavuşmuştur.

b) Gerçek kişilerden başka; kamu tüzel kilileri, özel idareler, belediyeler, köyler ve dernekler de kooperatiflere ortak olabilmektedirler.

c) Ortaklık paylarının dörtte biri peşin ödenecektir.

d) Kooperatiflere ayni sermaye konulabilecektir.

e) En yüksek ortaklık payı 30,000 lira ile sınırlandırılmıştır.

f) Gelir-gider farkının en az %10’u yedek akçeye ayrılacaktır.

g) Kooperatiflere muhtelif vergi muaflıkları tanınmıştır.

h) Kooperatif üst örgütlerinin kurulması öngörülmüştür.

Türkiye’de en önemli adım 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’dur.(1969)Öncesinde Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulup faaliyetlerini sürdürmekteydiler.1982 Anayasası’nda 171.madde ile kooperatifçiliğin gelişimini sağlayacak önlemlerin devletçe sağlanmasını içererek yer verilmiştir.

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu

  1. Maddesi → Kooperatifi tanımlar

Tüzel kişiliği haiz olmak üzere ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını iş gücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.

1969’daki yasada gerçek ve kamu tüzel kişilikleri, belediyeler, dernekler ibaresi yerine 21 Nisan 2004 yılında yapılan değişiklik sonucunda “gerçek ve tüzel kişiler” olarak düzenlenmiştir.

  1. Maddesi → en az 7 kişi ile kurulabileceğini söyler.Ana sözleşmedeki imzaların noterce onaylanması gerekir.

4572 sayılı Tarım Satışları ile ilgili yasada 30 kişiydi.

  1. Maddesi → izin verme, tescil ve ilan düzenlenmiştir.

Ana sözleşme, Ticaret Bakanlığına verilir. Bakanlığın kuruluşa izin vermesi halinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan olunur.

Kuruluşta bir ana sözleşme imzalanmaktadır. Bakanlıklardaki ana sözleşme imzalanıp ilgili bakanlığa veriliyor. Kooperatif kuruluşuna izin verilirse; kooperatif merkezinin bulunduğu ticaret siciline kayıt yaptırılıyor ve tescil edilip; ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğinde kooperatif kurulmuş olur.

Ana sözleşmede kooperatifin;

  • kooperatifin amacı,
  •  merkezi,
  •  konusu,
  •  ortaklık payı gibi bilgiler yazmaktadır.

Ana sözleşmede olması gereken 10 başlık

  1. Ana sözleşme tarihi,
  2. Kooperatifin amacı, konusu ve varsa süresi,
  3. Kooperatifin unvanı ve merkezi,
  4. Kooperatifin sermayesi ve bunun nakdi kısmına karşılık olarak ödenen en az miktar ve her ortaklık payının değeri,
  5. Ortaklık payı belgelerinin ada yazılı olduğu,
  6. Ayni sermaye ve devralınan akçalı kıymetlerle işletmelerin neden ibaret oldukları ve bunlara biçilen değerler,
  7. Kooperatifin ne suretle temsil olunacağı ve denetleneceği,
  8. Yönetim Kurulu üyeleriyle kooperatifi temsile yetkili kimselerin ad ve soyadları,
  9. Kooperatifin yapacağı ilanların şekli ve ana sözleşmede de bu hususta bir hüküm varsa yönetim kurulu kararlarının pay sahiplerine ne suretle bildirileceği,
  10. Kooperatifin şubeleri: Kooperatifler, lüzum gördükleri takdirde memleket içinde ve dışında şubeler açabilirler. Şubeler, merkezin sicil kaydına atıf yapılmak suretiyle bulundukları yer ticaret siciline tescil olunurlar.

Ticaret Bakanlığı, ana sözleşmelerin, kanunun ihtiyari hükümlerinden ayrıldığını ileri sürerek kooperatifleri kuruluşuna izin vermekten kaçınamaz.

Ana sözleşmeye konacak hükümler; mecburi hükümler, ihtiyari hükümler ve yorumlayıcı hükümler olmak üzere 4., 5.  ve 6. maddelerde düzenlenmiştir.

Ana sözleşmeye konacak mecburi hükümler aşağıdaki gibidir;

1. Kooperatifin adı ve merkezi,
2. Kooperatifin amacı ve çalışma konuları,
3. Ortaklık sıfatını kazandıran ve kaybettiren hal ve şartlar,
4. Ortakların pay tutarı ve kooperatif sermayesinin ödenme şekli, nakdi sermayenin en az 1/4 nün peşin ödenmesi,
5. Ortakların ayni sermaye koyup koymıyacakları,
6. Kooperatiflerin yükümlerinden dolayı ortakların sorumluluk durumu ve derecesi,
7. Kooperatifin yönetici ve denetleyici organlarının görev ve yetki ve sorumlulukları ve seçim tarzları,
8. Kooperatifin temsiline ait hükümler,
9. Yıllık gelir gider farklarının, hesaplama ve kullanma şekilleri,
10.Kurucuların adı, soyadı iş ve konut adresleri,
Ana sözleşmeye konacak ihtiyari hükümler aşağıdaki gibidir;
1. Genel kurulun toplantısı, kararların alınması, oyların kullanılması hakkındaki hükümler;
2. Kooperatifin çalışma şekline dair esaslar;
3. Kooperatifin birliklerle olan münasebetleri;
4. Kooperatifin diğer bir kooperatifle birleşmesine ait hükümler;
5. Kooperatifin süresi.

Genel kurulun toplantısı, kararların alınması, oyların kullanılması hakkındaki hükümler ve kooperatifin çalışma şekline dair esaslar hakkında ana sözleşmede hüküm olmadığı takdirde ;

1. Genel kurul, kooperatifi temsile yetkililer tarafından imzalanan taahütlü mektuplarla veya mahalli gazete ile köylerde ise yazılı olarak imza karşılığı toplantıya çağrılır.
2. Kooperatifin faaliyeti; kooperatifin amacı ve çalışma konusuyle sınırlıdır.

  1. Bölüm→ ortaklık sıfatının kazanılması ve kaybedilmesi ile ilgilidir. (yönetim kuruluna başvurulacak, ortaklık şartlarını taşıyorsa ortaklığa kabulüne onay verilecektir.)

Tüzel kişiler içinde ortaklık söz konusudur.

Ortaklıktan çıkma ile ilgili madde de bulunmaktadır.

Ortaklığa dâhil olma aşamasında herhangi bir ayrım söz konusu değildir. 5 yıla kadar ortaklıktan çıkmak için ana sözleşmeye kısıtlama konulabilir. Aksi halde her an ortaklıktan çıkabilinmektedir, baskı ve yasak uygulanmaz.5 yıl gibi bir süre konulmasının nedeni belli bir süre ortak sayısının eksilmemesi için, çalışmalarda aksaklık olmaması için ortak sayısının az olduğu kooperatiflerde kısıtlama getirilebilir. Bazı kooperatiflerde de ortak sayısına kısıtlama getirilebilir. Bu durum genellikle yapı kooperatiflerinde görülür. Örneğin 150 konut yapılacaksa 150 ortak sınırı getirilir.

Ortaklıktan çıkış, ayrılma; en az 6 ay öncesinden başvurmak suretiyle, hesap kesim yılının sonunda gerçekleşir.

Ortak vefat ederse ortaklık düşer; ancak mirasçılar ortaklık şartlarını taşıyorsa ortak olabilirler. (14.madde)

Yönetim kurulunun teklifi ile genel kurul kararıyla ortak ortaklıktan çıkartılabilmektedir.

3.Bölümde→ ortakların hak ve ödevleri (yükümlülükleri) düzenlenmiştir.

Ortakların en az bir ortaklık payı alınması istenir. Örneğin 1 ortaklık payı → 100 lira gibi

Bu ortaklık payı kooperatifin öz sermayesidir.

Genel kurula katılma hakkı be bilgi edinme hakkı ortakların başlıca haklarındandır.

4.Bölümde ise→ kooperatifin hesaplarıyla ilgilidir.

Gelir – gider hesaplanması ve paylaşımı

Ana sözleşmede aksine hüküm yoksa 1 faaliyet yılı sonunda gelir-gider hesaplanır. (yasal fonlara yarım yapıldıktan sonra kooperatifin yedek akçelerine eklenir.) Kalan kısım ortaklar arasında bölüşülmesi hüküm altına alınmış ise risturn şeklinde pay edilir.

Ortak dışı işlemler → ortak olmayanlarda işlem gerçekleştiriyorsa, bu hasıla da ortaklara dağıtılabileceği hüküm altına alınıyor; dağıtılmayacaksa kooperatifin gelişmesi için aktarılıyor.

İleride karşılaşılabilecek finansal güçlükleri önlemek için gelir-gider farkının en az %10 ‘u yedek akçeye aktarılır.

5.Bölüm→ Kooperatifin organlarını açıklar

Kooperatifin organları;

  • Genel Kurul
  • Yönetim Kurulu
  • Denetleme Kurulu’dur.

Bu organların en yetkilisi bütün ortakların “bir” oyla katıldığı “Genel Kurul”dur. Genel Kurul’da seçilen Yönetim Kurulu; Genel Kurul adına kooperatifi yönetmektedir. Fakat bazı konularda Genel Kurul yetkilerini Yönetim Kurulu’na devretmez.

Aşağıdaki konularda karar Genel Kurul’undur;

  • Ana sözleşmeyi değiştirme
  • Yönetim Kurulu ve Denetleme Kurulu’nun seçimi
  • Kooperatif faaliyetlerine son verecekse → Tasfiye Kurulu’nu oluşturmak.
  • İşletme hesabı, bilanço, gelir-gider farkının bölüşülmesi ile ilgili kararlar (risturn dağıtılıp dağıtılmayacağı gibi…)
  • Yönetim ve Denetleme Kurulu’nun faaliyetlerinin ibra edilmesi (faaliyet raporunun oylanması → kabul edilmesi…)
  • Gayrimenkul alım-satımı genel kurul,
  • İmalat-inşaat işleri ile ilgili konular yönetim kuruluna yetki verebilir
  • Ortak sayısının sınırlandırılması (özellikle yapı kooperatiflerinde ortak sayısının konut sayısı kadar belirlenmesi

Genel Kurul olağan ve olağanüstü olmak üzere iki şekilde toplanabilir. Genel kurul, yönetim kurulu kararı ve toplam ortak sayısının %10’unun yazılı müracaatıyla toplanır.

  • Her yılın ilk 6 ayı içerisinde yapılır. (3 kez üst üste yapılmazsa ilgili bakanlık tarafından kooperatif tasfiye edilir.)
  • Yönetim Kurulu en az 3 üyeden oluşur .( bu üç üyenin ortak olma zorunluluğu vardır.)
  • Denetleme Kurulu ortak olmayanlardan da seçilebilir.

6.Bölüm → Üst örgütlenme ile ilgili düzenlemeler içerir.

Kooperatif Birlikleri, Kooperatifler Merkez Birlikleri,
Türkiye Milli Kooperatifler Birliği ve Danışma Kurulu ile ilgilidir.

Aynı alan üzerinde çalışan 7 ya da daha fazla kooperatif bir araya gelerek ” Kooperatif Birliği” kurulabilmektedir.

“Merkez Birliği” ise “Kooperatif Birlikleri”nin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.

“Türkiye Milli Kooperatif Birliği” ise “Merkez Birlikleri”nin bir araya gelmesiyle oluşmaktadır.

7.Bölüm → Dağılma sebeplerinin düzenlendiği bölümdür.

Kooperatiflerin dağılma sebepleri;

  • Ana sözleşme gereği
  • Genel Kurul kararıyla
  • İflas nedeniyle
  • İlgili bakanlığın mahkemece alacağı kararla
  • Bir başka kooperatifle birleşme sebebiyle
  • 3 yıl Olağan Genel Kurul yapılmadıysa

8.Bölüm → İlgili bakanlığın görevlerini açıklamaktadır.

İlgili bakanlıkların görevlerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz;

  • Kuruluş ve organizasyonda yol göstermek
  • Teftiş etmek
  • Denetlemek
  • Dağılması gerektiğinde mahkemeye başvurmak
  • Yönetim Kurulu çalışmalarına yardımcı olmak
  • Üst kuruluşlar ile ilgili destek olmak
  • Kredi için destek olmak
  • Tarım alanında → Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı,
  • Satış alanında → Gümrük ve Ticaret Bakanlığı,
  • Yapı alanında → Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ilgili bakanlıklara örnek verilebilinir.

9.Bölümde de→  Çeşitli hükümler ve siyaset yasağı ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.

KOOPERATİFLERDE ÜST ÖRGÜTLENME

Kooperatiflerde üst örgütlenme; bir ülkede kooperatiflerin birim kooperatiften ulusal birliğe kadar; aşağıdan yukarıya doğru piramit biçiminde dikey olarak örgütlenmesini ifade etmektedir.

Kooperatiflerde üst örgütlenme, kooperatif işletmelerde bir bakıma ekonomik merkezileşmeyi sağlamaktadır.

Kooperatiflerde Dikey Bütünleşme; ham maddeden, mamul maddeye kadar olan işletmelerde birbirini izleyen farklı aşamaların, işletme birimlerinin bir yönetim altında toplanmasıdır.

Kooperatiflerde Yatay Bütünleşme ise birbirine benzer üretim ve pazarlama birimlerinin bir yönetim altında toplanmasıdır.

Yatay bütünleşmeye üst örgütlenme de diyebiliriz. Bir üst örgütlenmeye hem ekonomik hem sosyal hakların korunması ve kooperatifçilik ilkelerinin (özellikle kooperatifler arası iş birliği ilkesinin)hayata geçirilmesi açısından ihtiyaç duyulmuştur.

Kooperatifler Birliği; Aynı sektörde faaliyet gösteren birim kooperatifler kendi aralarında ve kendilerinin üstünde ve bizzat kooperatiflerin gereksinimlerini karşılamak için kooperatifler şeklinde birleşmeleriyle oluşurlar.Kooperatifler Birliğinin amacı nedir diye soracak olursak; mali, idari ve teknik konularda doğan bütün yararları üyeleri kooperatiflere sunmaktır diyebiliriz.

Kooperatifler Merkez Birliği; kooperatifler federasyonu da denilebilir. Genellikle aynı konuda muhtelif kooperatif birliklerinin kooperatif şeklinde birleşerek oluşturdukları örgüttür.Üst örgütlenmede sosyal ve ekonomik faaliyet olmak üzere iki çeşit faaliyet alanı bulunmaktadır. Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği’ni örmek verebiliriz.

Kooperatifler Ulusal Birliği; Tarım ve tarımdışı kooperatifçiliğin bütün olarak ilgilendiren konuları ve de tarım ve tarımdışı merkez birliklerinin bir araya gelerek oluşturdukları birliktir.

Kooperatiflerde Üst Örgütlenmenin Önemi

Bir ülkede kooperatiflerin üst örgütlenmesinin hayata geçmiş olması, o ülkede kooperatifçiliğin kooperatifler arası işbirliği ilkesinin uygulandığı anlamına gelmektedir.

Birim kooperatiflerin üst örgütlenme suretiyle yaygınlaşması ve işletmecilik noksanlıklarının giderilmesi bir zorunluluk haline gelmiştir.Birim kooperatifler ortaklarının ulusal düzeydeki gereksinimlerini giderebilecek ve onları büyük şirketlerle rekabet edebilecekleri güce gelmesini sağlayacaktır.

Kooperatif Üst Örgütlerinin Faaliyetleri

Kooperatif üst örgütlerinin faaliyetlerini sosyal ve ekonomik faaliyetler olarak incelemek mümkündür.

Sosyal faaliyet; kooperatifçilik hareketini devlet karşısında temsil eder.

Sosyal faaliyet kapsamında gerçekleştirilen çalışmaları;

  1. Kooperatifçilik hareketini devlet karşısında temsil etmek
  2. Kooperatifçilik hareketinin gelişmesi için hukuksal ve bilimsel konularda kooperatiflere yardımcı olmak
  3. Kooperatifçilik eğitimi-öğretimi ve araştırmaları ile ilgili çalışmalar yapmak ve halkta kooperatifçilik bilincini artırmak olarak sıralayabiliriz.

Ekonomik faaliyetler ise birim kooperatiflerin pazar karşısındaki zayıflıklarını gidermek için; kooperatif hareketinin etkili bir ekonomik sonuç elde etmesi ve ortakların kooperatiflerden daha fazla ekonomik yarar sağlamalarını amaç edinirler.

Dünyanın birçok ülkesinde kooperatiflerin bir ulusal birlikte toplandığını ya da tarımsal kooperatiflerin ayrı, diğerlerinin ayrı üst örgütler kurduğunu görmekteyiz. Türkiye’de üst örgütlenme 1969 tarihli Kooperatifler Kanunu ile mümkün olmuştur. 1969 tarihli Kooperatifler Kanunu’ndan önce Ticaret Kanunu’na tabi iken üst örgütlenme kanunda düzenlenmemiştir.

Tarımda Örgütlenme ve Kooperatifçilik alanında;

ilk yazımız için tıklayınız.

ikinci yazımızı okumak için tıklayınız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir