Tarımsal Üretim Faktörleri

Tarım Ekonomisi ve İşletmecilik ders notlarımıza 5.bölüm olan tarımsal üretim faktörleri konumuzla devam ediyoruz. Daha önceki ilk yazımızda temel kavramlara değinmiş ardından tarımsal faaliyetlerin özelliklerinden bahsetmiştik.Daha sonra Türkiye ekonomisinde tarımın yerini nüfus ve istihdam,beslenme,sanayiye ham madde temini sağlaması,sanayi mallarının tüketicisi olması,ulusal (milli) gelir, ödemeler dengesi gibi başlıklar altında inceledik.Bir önceki konumuzda ise, tarım ekonomisine ait prensiplere yer vermiştik.Daha önceki anlatılan konuların linkleri yazının sonunda bulabilirsiniz.

TARIMSAL ÜRETİM FAKTÖRLERİ

  1. Doğa (tabiat,toprak, doğal kaynak)
  2. İş gücü (emek) (i)
  3. Sermaye (kapital)
  4. Müteşebbis (girişimci)

Emek (işgücü)                   → Ücret

Müteşebbis (girişimci)      Kar

Toprak (doğal kaynak)   → Rant

Sermaye                           → Faiz

Teknik bilgi                      → Patent

Üretim= Fayda yaratmak,

  • Maddi fayda,
  • Mekan faydası,
  • Zaman faydası,
  • Mülkiyet faydası,
  • Hizmet faydası olmak üzere beş çeşit faydadan söz edilebilir.

1.Doğa:

Arazi→ Genişliği ifade eder.

Toprak → Derinlik ifade eder. Toprak; taşınamaz, nakledilemez ve çoğaltılamaz.

Sadece iklim ve yağış değil, ilk don- son don, nem ve sıcaklık gibi etmenler tarım üzerinde etkilidir.

Biyolojik faktörler denilince aklımıza tohumdaki üretim gücü, canlılık oranı gibi etmenler gelmelidir.

Tarımda kullanılan araziler arazi nevi ve kültür nevi gibi çeşitli şekillerde ayrıma tabi tutulabilir.

Arazi Nevi: Bir arazinin en verimli şekilde değerlendirilmesidir.

Örneğin;

Bağ arazisi

Tarla arazisi

Mera arazisi

Orman arazisi gibi..

Kültür Nevi: Bir arazinin belirli bir kültüre tahsis edilmesidir. Kültür nevi değişebilir aynı toprakta arpa, buğday yetişebilir.

  • Arazi hangi nevde ise o şekilde kalması uygundur aksi takdirde verim düşüşü yaşanır.
  • Türkiye ‘de 20 milyon ha tarım arazisi vardır.% 85 ‘lik kısım (ormanlar hariç) tarla olarak kullanılırken, geriye kalan kısım meyve, sebze bahçesi ve zeytinlik ve bağ arazisi olarak kullanılmaktadır.
  • Tarım arazisinin büyük kısmını oluşturan tarlalarda tahıl, baklagil ve endüstri bitkileri yetiştirilmektedir. Tahıllar içinde en çok buğday, baklagillerde en çok mercimek, endüstri bitkilerinde ise en çok pamuk yetiştirilir. Yağlı tohum yetiştiriciliğinde yetersizlik mevcuttur, yağlı tohumlardan da en çok susam yetiştirilir.
  • 1950 yılından itibaren Türkiye’de traktör kullanımı artış yaşanmış ve böylelikle de tarla arazisinde de artış yaşanmıştır. Ancak tarla arazisi adına bu genişleme yaşanırken mera arazisinde ise daralma yaşanmıştır.40 milyon ha civarında olan mera arazisi günümüzde 10 milyon ha civarına kadar gerilemiştir. Verimli meralarda besi sığırcılığı yapılmaktadır.
  • Tarla arazilerinin %75 -80 ‘lik kısmında da hububat (tahıl) yetiştirilmektedir.
  • Meyve, sebze ve bağ arazisi Cumhuriyet’ten sonra artmıştır.
  • Meyveler özellikle ihracatta önem taşımaktadırlar( fındık, kuru üzüm, kuru incir..)
  • Türkiye’de en fazla üretilen sebzeler meyvesi yenen sebzelerdir.(toplam sebze alanının %80-85 ‘ini oluştururlar.)Sebze üretimi küçük işletme şeklinde daha yaygındır.
  • Bağ arazisi üzerinde yer alan omcaların ömrü oldukça uzundur.(50-60 yıl). Anadolu’nun iklim şartları bağcılık için oldukça müsaittir. 1980’lerden itibaren bir düşüş içinde olan bağcılıkta son yıllarda şarap üretimi amacıyla artış yaşandığı görülmektedir.(475 bin ha civarı). En çok ihraç edilen meyvelerin başında üzüm gelmektedir.
  • Türkiye sanıldığının aksine orman arazisi bakımından zengin değildir. Bir ülkenin orman arazisi bakımından yeterli olabilmesi için %33 oranında orman arazisine sahip olması gerekirken bu oran Türkiye’de %27 civarındadır.
  • Mera alanları; daimi (her zaman mera olarak kullanılan ) ve geçici (geçici süreyle kullanılıp daha sonra başka şekillerde değerlendirilen )mera alanları olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
  • Meyveliklerde ömürle üretim arasındaki ilişki;

O  –  A  → Tesis dönemi

A  –  B  → Artış dönemi

B  –  C  → Normal verim dönemi

C ‘ den sonra → Azalış dönemi

n yılında ağaçların sökülmesi gerekir.

Meyveliklerde Ömür ve Üretim İlişkisi

İklim; tarımsal üretim doğa koşulları altında iklimin sınırlandırdığı ölçüde gerçekleştiği için oldukça önemli ve etkilidir. İklim şartlarını çiftçi kontrol edemez ve bu şartlara uygun hareket etmesi gerekir. Türkiye’de iklim çeşitliği yaşanmasından dolayı geniş ve farklı üretim sahaları oluşmuştur.

Toprak Kullanımına Etki Eden Faktörler

  • Toprağın yapısı (kumlu- tınlı- killi-…)
  • Arazimin geometrik şekli (genellikle dikdörtgen olması istenir, traktör kullanımına uygun olması ve işgücü tasarrufu sağlamasından dolayı)
  • Arazinin eğimi (5 -10 cm idealdir daha fazla olursa traktör kullanımına uygun olmaz)
  • Arazinin yönü (güneye bakması istenir, bol güneş alması için- bakı etkisi)
  • Toprağın derinliği (100 cm ve üstü derin topraktır.)
  • Taban suyunun yüksekliği (70 ile 150 cm arasında olması idealdir.)
  • Toprağın su tutma yeteneği (kumlu toprak az su tutarken, killi toprak çok su tutar)
  • Toprağın besin maddelerini tutma yeteneği (verim için önemlidir)
  • Toprağın fiziki özellikleri ( yapışkanlık gibi → işgücü ve makine kullanımını etkiler)
  • Toprağın biyolojik durumu (mikroorganizma zenginliği istenir)
  • Toprağa uygun işleme şekli

2.Emek

Emek, temel ve vazgeçilmez bir üretim faktörüdür.

İş: ekonomik anlamda iş deyince, amacı olan, belli bir düzen dâhilinde yapılan, adaleli (kasla) ve zihinle (beyinle) yapılan enerji sarfiyatına denir.

İşin özellikleri;

  • Depolanamaz, saklanamaz.
  • Aktif bir üretim faktörüdür.
  • Heterojen bir yapıdadır. (herkes aynı işi yapamaz, yapılan işlerde herkesçe aynı olmaz)
  • Esnek olmayan bir yapıdadır.( arz ve talepteki değişime hemen uyum sağlayamaz.)
  • Örgütlenmektedir.(sendikaların çatısı altında)
  • İşi yapan kişi hem üreticidir hem de tüketicidir.
  • İş verimini artırmak için mutlaka planlı çalışmaya ihtiyaç vardır.
  • Tarımda bazı işleri genelde belli bir cinsiyetin yaptığı yaygın olarak görülmektedir. (tarla sürmek → erkek, süt sağmak→ kadın , genelde emek yoğun işlerde kadınların çalıştığı görülmektedir.)
  • İş bölümü yapılması verimi artırmak için önemlidir.
  • Tarımda iş bölümü; aynı işletmede iş bölümü ve işletmeler arası iş bölümü olarak görülür. İş bölümüyle işçiden yeteneği doğrultusunda faydalanılır, zamandan fayda sağlanır ve iş makinelerinden daha çok verim sağlanır.
  • Genelde Türkiye’de aile içinde işletme işleri yapılır. İş yoğunlunun artığı dönemlerde dışarıdan iş gücü sağlamak için geçici işçi alınır.

İş Verimliliği (Prodüktivitesi)

İş prodüktivitesi = hasıla / iş gücü miktarı

Erkek iş gücü birimi 

Yaş Kadın Erkek
0 – 6 0 0
7 -14 0,50 0,50
15 -49 0,75 1
50+ 0,50 0,75

Bu katsayılara tarım işletmesindeki nüfusun iş gücünü erkek iş gücü birimiyle hesaplarız. Nüfusun yaşlarını ve cinsiyetini bilmek gerekir.

Yaş Cinsiyet Erkek işgücü birimi (EİB)
Çitçi 52 E 0,75
1.Oğlu 25 E 1,0
2.Oğlu 23 E 1,0
Kızı 18 K 0,75
Gelini 22 K 0,75
Torunu 5 E 0
Annesi 75 K 0,5

Yukarıdaki gibi bir nüfusu olan işletmenin iş gücünü öncelikle erkek iş gücü birimi olarak hesaplamak gerekir.

EİB = 0,75 + 1,0 + 1,0 +0,75 + 0,75 + 0 + 0,5 = 5,50 olarak hesaplanır

EİB x Yıllık Çalışma Günü =Yıllık Erkek işgücü günü bulunur.

5,50 x 300 = 1650

Erkek işgücü günü x günlük çalışma saati = Yıllık erkek işgücü çalışma saati bulunur.

1650 x 8 = 13200 yıllık erkek işgücü çalışma saatidir.

İş gücü Verimliliğini Etkileyen Normal Faktörler;

  • Doğal şartlar,
  • Üretimin teknik şartları,
  • İşgücünün mesleki kapasitesi,
  • Çalışma süresinin ayarlanması,
  • İşçi – işveren ilişkisi,
  • Ücret durumu,
  • İşin emniyet durumu,
  • İşçinin sağlık, eğitim, moral… durumu

İş gücü Verimliliğini Etkileyen İşletmeyle İlgili Faktörler;

  • Tarım işletmesinin büyüklüğü,
  • Üretim deseni
  • Tarlaların şekil ve büyüklüğü,
  • İşletme binalarının yerleşim düzeni (ilgili binalar birbirine yakın olmalıdır.)
  • Sermaye ve makine yapısı (işe uyun olmalı)
  • İşlerin plan dahilinde sürdürülebilmesi (mümkünse günlük , haftalık planlar yapılmalı)

İş başarı oranı;

İş Başarı Oranı=(gerekli erkek iş gücü/kullanılan erkek iş gücü)x100

Örnek: Bir işi yerine getirebilmek için 3000 erkek iş gücüne gereksinim vardır, ancak 2500 erkek iş gücü kullanılmıştır. Bu işletmenin iş başarı oranını hesaplayınız.

İş Başarı Oranı = (3000/2500)  x 100 = 120

Gerekli olan iş gücünden  %20 daha az iş gücü kullanılarak iş yapılmıştır.

Bu oran 90 olsaydı gerekli olandan %10 daha fazla işgücü kullanılarak iş yapılmış olurdu.(başarılı)

Tarım işçisi tarım faaliyetinde çalışan emeği ifade eder.

Geçici – Daimi – Kadın –Erkek – Çocuk … işçiler vardır.

Geçici işçi 6 aydan az, daimi işçi ise 6 aydan fazla çalışan tarım işçisine denir.

Emeğin karşılığına ücret denir. Tarımsal üretimde ödeme nakit olabilir bunun yanında ürün verme toprağı işlemesine izin verme gibi ayni de olabilir.

Tarımsal faaliyette ücret ödemesi;

  • Ödeme götürü şeklinde olabilir.
  • Ödeme yevmiye + prim şeklinde olabilir.
  • Ödeme kardan pay alma şeklinde olabilir.

Tarım işletmesi için gerekli iş gücü miktarını bulmak için işletmenin o yılki üretim desenini bilmek gerekir ve diğer faktörleri de (onarım vb.) hesaba katmak gerekir.

3.Sermaye:

Bir yeri işletme haline getirmek ve oranın işletilmesini sağlayan bütün donanımdır. Eskiden iş gücü sermayeden daha önemliyken günümüzde sermayenin önemi gittikçe artmaktadır.

Entansite derecesi; bir işletmede işgücü ve sermayenin yoğunlunu belirtir. Derece ne kadar yüksek olursa tarım işletmesi birim alana daha fazla işgücü ve sermaye kullanılır.

Eğer derece küçük ise yani az sermaye ve az işgücü kullanılıyorsa buna da ekstansif derece denir.

Entansite derecesi = (kullanılan iş gücü + sermaye) /arazi genişliği   şeklinde hesaplanır

Ekstansite Kavramı: Birim arazi başına daha az işgücü ve sermaye kullanılmasıdır.

Rasyonel üretim; mevcut kaynaklarla belli bir gelir elde etmek için en uygun faaliyetin yapılmasıdır.

Türkiye’de tarım işletmeleri genelde ekstansif çalışmaktadır.

Entansitenin yükselmesi teknik tarım yapıldığını göstermektedir.

Entansiteyi artırmaya gidiliyorsa o faaliyetin her aşamasında bunun yapılması gerekir. (daha fazla girdi ve işgücü kullanmak gibi…)

Rasyonel şekilde çalışmayan işletmelere irrasyonel denir.

Tabiatın ve işgücünün verimli kullanılmasını sağlamaya “ teknik sermaye” denir.

Sermayenin sınıflandırılması

  1. Kazanç elde etme durumuna göre;
  • Kazanç getirici sermaye,
  • Üretim yapmak amacıyla elde bulunan sermaye,
  • Kar getirmeye yönelik sermaye olmak üzere üçe ayrılmaktadır.
  1. Sabit sermaye; birden fazla üretim periyodunda hizmet verir.(örn: bina)

          Değişen sermaye; üretimde bir defa kullanılan, başka kullanılmayan sermayedir.(örn: yem, gübre..)

Sermayenin Likiditesine Göre Sınıflandırılması

1)Aktif Sermaye

A) Cari varlıklar

  • Para mevduatı
  • Alacak hesabı
  • Satılacak hayvansal ve bitkisel ürünler
  • Malzeme ve mühimmat

B) Orta vadeli varlıklar

  • Damızlık hayvanlar
  • Alet ve makine

C) Uzun vadeli varlıklar

  • Arazi
  • Arazi ıslahı
  • Bina
  • Bitki

2) Pasif Sermaye

A)Borçlar

  • Cari borçlar
  • Orta vadeli borçlar
  • Uzun vadeli borçlar

B) Öz sermaye

Sermayenin Fonksiyonlarına Göre Sınıflandırılması

1)Aktif Sermaye

A)Arazi  ( çiftlik )sermayesi

  • Toprak sermayesi
  • Arazi ıslah sermayesi
  • Bina sermayesi
  • Bitki Sermayesi
  • Meyveli ağaçlar
  • Meyvesiz ağaçlar
  • Bağ
  • Tarla demirbaşı
  • Av ve Balık Sermayesi

B)Müstecir (kiracı) sermayesi

  • Sabit işletme sermayesi
  • Alet- makine sermayesi
  • Hayvan sermayesi
  • Döner işletme sermayesi
  • Malzeme-mühimmat sermayesi
  • Para mevcudu

2)Pasif Sermaye

A)Yabancı Sermaye

  • Arazi karşılığı ipotek
  • Banka ve kooperatif borçları
  • Adi borçlar
  • Cari borçlar
  • İndi borçlar

B) Öz sermaye

(aktif sermaye – yabancı sermaye)

Şeklinde de sınıflandırmak mümkündür.

1)Aktif Sermaye

A)Arazi sermayesi

Toprak sermayesi;işletmenin kuruluş yeri ve üretim yapılan alanı teşkil etmektedir.İşletmenin sahip olduğu topraktan meydana gelir.(kuru, ıslak..)

  • Öz mülktür..
  • Toprak sermayesinin aktif sermaye içindeki payının olması gerekenden fazla oranda olması ekstansif çalışmayı gösterir. (Birim arazi başına daha az sermaye ve işgücü)
  • Toprak sermayesi miras, satın alma ve bağış yollarıyla elde edilir
  • Toprak sermayesi muteber bir güvence kaynağıdır.
  • Kredi müesseselerine toprağı ipotek edip kredi alınabilmektedir.
  • Genellikle işletmenin sermayesinin %50’si toprak sermayesinden oluşur. Arazi yeterli değilse kiralık veya ortaklık yapılır.

Arazi ıslah sermayesi; uzun ömürlü bir sermayedir.

  • Genellikle küçük çaplı ıslah çalışmalarını çiftçiler, büyük çaplı çalışmaları ise devlet yapar.
  • Faiz, bakım, amortisman gibi yıllık masrafları vardır.
  • Türkiye’de tarım işletmelerinde arazi ıslah sermayesi düşüktür.
  • Arazi ıslah sermayesi verimi etkilemektedir.
  • Arazi ıslahı sermayesinin yatırımları uzun vadelidir, düşük faizlidir.

Bina sermayesi; işletmedeki binaları, yolları, çiftlik avlusunu, su nakil borularını, su toplama tesislerini kapsamaktadır.

  • Bina sermayesi uzun ömürlü bir sermayedir.
  • Faiz, bakım, amortisman, sigorta ve tamir gibi yıllık masrafları bulunmaktadır.
  • Amortisman masrafı binanın yapı malzemelerine göre değişir.
  • Binaların amortismanları ekonomik ömürlerine göre farklılık gösterir. Binanın ekonomik ömrü artıkça yıllık amortisman oranı düşerken, binanın ekonomik ömrü azaldıkça binanın yıllık amortisman oranı artmaktadır.
  • Tarım işletmelerinde bina sermayesinin miktarını ve binaların büyüklüğünü etkileyen faktörlerin başında iklim gelir. (Sert iklimde bina sermayesi daha fazla olur.)
  • İşletmenin çalışma şekli de bina sermayesini etkilemektedir. (işletmede hayvancılık yapılıyorsa bina sermayesi fazla olur.)
  • Binanın kullanım amacı da bina sermayesini etkiler. (tek yıllık, çok yıllık)
  • Her işletmenin çiftlik avlusu olmalıdır, çiftlik avlusu işletmenin merkezidir.
  • Bina sermayesi toprağın altında da toprağın yüzeyinde de toprağın üstünde de olabilir.
  • Binalardan ayrılmayacak şekilde olan unsurlarda bina sermayesinin içindedir. (elektrik –su tesisatı gibi)
  • Türkiye’ de bina sermayesi olması gereken oranın altında olduğu görülmektedir.

Bitki sermayesi; tarımı yapılan ve toprağa bağlı tüm bitkileri, meyve ve meyvesiz ağaçları, hasada gelmemiş (istifade edilemeyen) bitkileri ve bağ omcalarını kapsamaktadır.

Olgunlaşmamış ürüne- hasada gelmemiş bitkilere tarla demirbaşı denir.

  • Bitki sermayesinin değerlendirilmesi kıymet takdirinde bulunan değerleme yöntemlerinden faydalanılarak yapılır.
  • Bitki sermayesi risklere karşı sigorta kapsamındadır.
  • Bikri sermayesi üzerinde iklim etkilidir, bu etkilere karşı sigorta yapılması oldukça önemlidir. (ilk don ve son don tarihleri gibi..)

Av ve balık sermayesi; işletmedeki su ve havuzda balık veya av hayvancılığı yapılmasında kullanılır.

  1. Kiracı (Müstecir) sermayesi (işletme Sermayesi)

Sabit işletme sermayesi

Hayvan sermayesi; canlı demirbaştır. Tarım işletmelerinde bulunan tüm canlı hayvanları kapsar.

  • Hayvanlar irat hayvanları ve iş hayvanı olmak üzere ikiye ayrılmaktadır.
  • İrat hayvanları ürünlerinden faydalanılan hayvanlardır. Ana ürün→ et, süt Yan ürün→gübre gibi
  • İş hayvanı ise çeki gücünden yararlanılan hayvanlardır. Ana ürün→iş yan ürün →gübre gibi
  • Türkiye’de tarım işletmelerinde genelde bikri ve hayvan sermayesi beraberdir.
  • Türkiye’deki tarım işletmelerinde mekanizasyon yaygınlaştığı için iş hayvanı kullanımının artık kalmadığı görülmektedir. Ancak küçük araziye sahip işletmeler, yük taşıma amacıyla iş hayvanı bulundurmaktadır.
  • Tarım işletmelerinin %75 ‘inde bitkisel ve hayvansal üretim birlikte yapılmaktadır.
  • Hayvan pahalı bir materyal olduğu için sigorta yapılmalıdır.
  • Hayvan sermayesi uzun ömürlüdür ve amortisman hesaplamak gerekir. İş ve irat hayvanlarının amortisman hesaplaması farklıdır, fakat büyüme çağındaki iş ve irat hayvanları için amortisman hesaplanmaz.

İrat hayvanının yıllık amortismanı=(verime başladığı yılki değeri-kasaplık değeri) / kullanıldığı yıl sayısı

İş hayvanının amortismanı = Yılbaşındaki değeri – yıl sonundaki değeri

Tarım işletmelerinde her hayvan bir olmadığı için hayvan varlığını 3 baş 5 baş olarak ifade etmek doğru değildir. Bu nedenle ortak bir birimle ifade edilir. Bu ortak birimler;

Büyük baş hayvan sayısı =  işletmedeki tüm hayvanların toplam ağırlığı (kg) / 500 (kg)

Ve

Büyük baş hayvan birimi

Boğa 1,4
İnek 1
Buzağı 0,2
Dana 0,50
Düve 0,70
Koyun 0,10
Kuzu 0,05
Keçi 0,10
Kümes hayvanı 0,004

Örnek;

Bir işletmede 2 inek, 2 dana, 1 düve, 25 koyun, 35 tavuk-horoz vardır. Bu işletmenin hayvan varlığını büyük baş hayvan birimi cinsinden hesaplayınız.

BBHB = (2 x 1) +(2 x 0,5 ) + (1 x 0,7 ) + (25 x 0,10 ) + (35 x 0,004)

2 + 1 + 0,7 + 2,5 + 0,14 = +,34 BBHB şeklinde hesaplanır.

Hayvan sermayesinin tarım işletmelerinde kullanılmasının faydaları;

  • İşletmenin büyümesi ve dengeli çalışmasını sağlar.
  • Makineleşmenin düşük olduğu işletmelerde çeki gücü sağlar.
  • İşletmenin hayvansal ürün ihtiyacını karşılar.
  • İşletmenin bitkisel üretim artıkları hayvancılıkta yem olarak kullanılır.
  • İşgücünün daha iyi kullanılmasını sağlar.
  • İşletmeler için her daim nakit para sağlar.
  • Çiftlik gübresi kullanıldığı için verim artışı sağlanır.
  • İşletmenin riskini azaltır.
  • İşletmenin bitkisel üretimden kaynaklı yaşanan kayıp telafi edilir.

İşletmede hangi hayvancılık faaliyetine yer verileceğine karar vermede dikkate alınacak hususlar;

  • Arazinin topografyası (meyilli ise koyun, keçi; düz ise besi, süt sığırcılığı)
  • Toprak verimliliği (mera ve yem bitkisi açısından önemlidir.)(verim yüksekse besi, süt sığırcığı; düşük ise koyun, keçi )
  • Hayvansal ürün fiyatı
  • İşletme büyüklüğü, sahip olduğu çayır ve mera arazisi
  • Münavebe durumu
  • Mevcut işgücü varlığı (besi, süt sığırcılığı çok; koyun, keçi ise az işgücü ister)
  • Yem fiyatı
  • İşletmenin bina varlığı, makine-ekipman varlığı
  • İşletmenin bulunduğu çevredeki yaygın hayvan hastalığı
  • Devlet desteği
  • İşletmecinin yatkın olduğu hayvancılık faaliyet (sübjektif bir kriterdir.)

Alet – makine sermayesi; ölü demirbaştır.

Alet – makine sermeyesi;

  • İşlerin kısa sürede tamamlanmasını sağlar.
  • Hayvan gücüne olan ihtiyaç azalır.
  • Kullanılan girdiden tasarruf sağlar. (tohum- gübre )
  • Yapılan işin kalitesi ve verimi artar.
  • Üretim artışına yol açarak maliyetleri düşürür.
  • Üretim koşullarına bağlılığı kısmen azaltır.
  • Teknik bilgi ve beceriyi geliştirir.
  • Zor işleri mümkün kılar.

Tarım işletmesinde yer alan ve tarımsal üretimde kullanılan tüm alet ve makineleri kapsar.

  • Alet- makine sermayesi işletmede teknolojinin kullanılması açısından oldukça önemlidir.
  • Alet- makine sermayesi satın alma, kiralama ve ortak alım şekillerinde elde edilmektedir.
  • Büyük işletmeler tek işlevli makineler alırken, küçük işletmeler birden çok işlevi bir arada yapan makineler alırlar.
  • İşletmedeki alet- makine sermayesi artıkça işgücü ve çeki gücüne ihtiyaç azalır. Esas olan ekonomik kullanımıdır.
  • Ev eşyaları, ulaşım ve arazi aletleri, ahır –ambar –çiftlik avlusu aletleri, ziraat aletleri tarım işletmesindeki alet kapsamına girmektedir. Makineler ise ziraat aletlerini tamamlamaktadır.
  • Alet- makine sermeyesi uzun ömürlüdür. Sabit masraf, değişen masraf ve şarta bağlı sabit ya da değişen masraf olmak üzere masrafları bulunmaktadır.
  • Sabit masraf; faiz, sigorta, muhafaza, vergi masrafları
  • Değişen masraf; bakım, akaryakıt, yardımcı madde, geçici işçi masrafları
  • Şarta bağlı sabit ya da değişen masraf; amortisman, tamir masrafları

Amortisman; sabit sermaye unsurlarında aşınma ve yıpranma sonucu oluşan değer kaybıdır.

Tamir masrafları; 1 yıl içinde tamir yapılan işler ve tamire ayrılan paradır.Eğer bu para bilinmiyorsa aletin tutarının belli bir oranı hesaplanıp ona göre belirlenir.

  • Amortisman eşiğine kadar olan kullanım sabit masraf, amortisman eşiği aşılırsa değişen masraf olur.

Amortisman: Üretim faaliyetleri sonucunda mal ve hizmetler oluşturulurken geçmiş yıllardan

devralınan sermaye mallarında meydana gelen aşınma ve eskimenin parasal değeridir.

Amortisman masrafı 2 yöntemle hesaplanır,

  1. Doğru hat yöntemi
  2. Azalan bilanço yöntemi

 

  1. Doğru Hat Yöntemi

 

Amortisman =  satın alma değeri / yıl

A= D / n

  1. Azalan Bilanço Yöntemi

 

Yıllar Makinenin kıymeti  (TL) Yıllık Amortisman Payı  (TL)
1 100.000 10.000
2 90.000 9.000
3 81.000 8.100
4 72.900 7.290
5 65.610 6.561
6 59.049 5.905
7 53.144 5.314
8 47.830 4.783
9 43.047 4.305
10 38.742 3.874
34.868 →hurda değeri 65.132 → ekonomik ömür boyunca toplam amortisman

34.868+ 65.132 = 100.000 TL

Döner işletme sermayesi

Malzeme – mühimmat sermayesi; İşletmede kullanılan ve pazarda satılmak için ayrılmış mallardan meydana gelir

Ev idaresi malzemesi, hammadde, yardımcı malzemelerdir.

İşletmede kullanılan gıda, ilaç, temizlik vs. mallarına ev idaresi malzemesi denilmektedir.

Üretimle doğrudan ilişkisi olmayan malzemeye de yardımcı malzeme denilmektedir.

Bir ürünü hasat edip satılmak üzere bekletilmesine pazar emtiası denir.

Malzeme – mühimmat sermayesi azalırken tarla demirbaş sermayesi artar.

Malzeme  – mühimmat sermayesi artarken tarla demirbaş sermayesi azalır.

Para mevduatı sermayesi; nakit para, poliçe, işletmenin cari alacakları, banka cari hesabı ve satış hesabından oluşmaktadır.

  • Nakit para işletmenin düzenli çalışması için gereklidir.
  • İşletmelerde dengeli dağılım için % 5 oranında para mevduatı önerilir.
  • Üretim yılının başında maddi masrafların yarısı ya da 2/3’ ü kasada olmalıdır. Yoksa kredi yoluyla temin edilir.

Tarım işletmelerinde niçin kredi gerekir?

  • Sermaye unsurundaki eksiği kapatmak
  • Verimi artırmak
  • Arazi sahibi olmak ya da araziyi genişletmek
  • Ürünün sürüm ve satışını artırmak

Bir tarım işletmesi için;

  • Toprak sermayesi % 5
  • Bina sermayesi %25
  • Hayvan sermayesi % 25
  • Alet- makine sermayesi %10
  • Malzeme- mühimmat sermayesi % 10
  • Para mevduatı % 5 olması en uygun dağılımdır.

4.Müteşebbis (girişimci)

Üretim yapmak amacıyla üretim faktörlerini bir araya getiren, onu pazara sunan kişiye müteşebbis (girişimci) denir.

Girişimci ile sermaye sahibi aynı kişide olabilir, farklı kişilerde olabilir.

Girişimci;

  • En önemli fonksiyonu karar verip, yönetmesidir.
  • Piyasaya farklı şekilde giriş yapabilir.
  • İyi bir eğitime ve tecrübeye sahip olmalıdır.
  • Yaş itibari ile uygun olmalıdır.
  • Bilinçli bir cesarete sahip olmalıdır.

 

Tarım Ekonomisi ve İşletmecilik ders notlarının;

Birinci yazısı olan temel kavramlar için tıklayınız

İkinci yazımız Tarımsal Faaliyetlerin Özellikleri için tıklayınız

Üçüncü yazımız için tıklayınız.

Dördüncü yazımız olan Tarım Ekonomisine Ait Prensipler için tıklayınız

Bir sonraki konumuz Tarımsal İşletmecilik için tıklayınız

About Seda Bozdağ

Ankara Üniversitesi-Tarım Ekonomisi ve Anadolu Üniversitesi-Kamu Yönetimi

Check Also

Kooperatifçilik ve Kooperatifçilik İlkeleri

Tarım ekonomisi alanında yazılarımıza tarımda örgütlenme ve kooperatifçilik ders notuyla devam ediyoruz.İlk yazımızda tarım sektöründe örgüt …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir