Ana Sayfa / Türkiye Ekonomisi / 1950-1960 Dönemi Liberal Politikalar

1950-1960 Dönemi Liberal Politikalar

A. LİBERAL İKTİSAT POLİTİKALARI

  • 1946 yılında çok partili hayata geçişle birlikte liberal politikalar ön plana çıkarken devlet müdahalesi sınırlı düzeyde kalmıştır. Bu dönemde serbest dış ticaret ve dış pazara yönelik politikalar ile dünya ile entegrasyon çabalan temel belirleyici olmuştur. Dönemde ortaya çıkan gelişmeler şöyledir.
  • 1950 1960 dönemi Demokrat Parti iktidarında geçmiştir.
  • Dönemde ekonomide serbestleştirmeyi arttıracak liberal iktisat politikaları hayata geçirilmiştir.
  • 1950 yılında sanayi başta olmak üzere özel sektör yatırımlarına destek sağlamak amacıyla Türkiye Sınai Kalkınma Bankası kurulmuştur.
  • 1950 yılında ithalatta serbestleştirmelere gidilmiş, fiyat kontrolleri kaldırılmıştır.
  • Banka kredi faizleri düşürülerek özel kesimin daha fazla kredi kullanmasına imkan sağlanmıştır.
  • 1951 yılında Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu çıkarılmış. 1954 yılında kanunda yapılan değişiklikle yabancı sermayeye yerli özel sektöre açık olan tüm alanlarda çalışma izni verilmiştir. Uygulama döviz dışında yabancı sermaye girişine izin veren ilk uygulamadır. Yabancı sermayenin lisans, patent ya da marka olarak ülkeye girmesine izin verilirken ayrıca kar transferine de izin verilmiştir.
  • KİT’lerin özelleştirilmesi hedeflenmiştir. Ancak tam tersine her hangi bir özelleştirme yapılamadığı gibi 1954 yılından sonra mevcut KİT’Ierin sayısında artış gözlenmiştir.
  • Tarım sektöründe sağlanan yardımlarla birlikte makineleşme artarken tarımsal üretim alanları genişlemiş. Tarımsal üretim artmıştır.
  • 1954 yılında Petrol Kanunu ile yabancı sermayenin petrol aramaları teşvik edilmiştir.
  • Ulaştırma sektöründe karayoluna öncelik verilmiştir.
  • Elektrik üretim şebekelerinin arttırılması amaçlanmıştır.
  • Dönemde özel sektörün sermaye birikimi artış göstermiştir.
  • 1950 1960 döneminde öngörülenin aksine devletin ekonomideki rolü azalmamış, artmıştır.

B. EKONOMİK GELİŞMELER

  • 1950 -1960 döneminde sabit fiyatlarla GSMH yıllık ortalama % 6.3 oranında büyümüştür. 1950 -1953 döneminde sabit fiyatlarla GSMH yıllık ortalama % 12 oranında büyümüştür.
  • 1950 1960 döneminde sabit fiyatlarla tarım sektörü yıllık ortalama olarak % 5,3 sanayi sektörü % 8,1 ve hizmet sektörü % 6.5 oranında büyümüştür.
  • Dönemde iç talebin genişlemesiyle birlikte temel tüketim mallarının ithal ikamesine dayalı sanayide ciddi genişlemeler yaşanmıştır.
  • Dış ticarette ihraç edilen ürünlerin % 85’e yakın kısmı tarım ürünlerinden oluşurken. İthalattın % 85’i yatırım malları ve hammaddelerden % 15’i tüketim mallarından oluşmuştur.
  • Tarım sektöründe taban fiyattan ve destekleme atım politikası genişletilmiştir. Satın alınan ürünlere yüksek taban fiyatlar uygulanırken Toprak Mahsulleri Ofisi zarara uğramıştır.
  • Dönemde genişletici para ve maliye politikaları izlenirken bütçe disiplininden uzaklaşılmıştır. Kamu harcamalarının iç borçlanma ve TCMB kaynakları ile finansmanı olağan hale gelmiştir.
  • Dönemin başında özelleştirilmeleri düşünülen Kamu İktisadi Teşekküllerinin (KIT) sayılan artarken KIT ürünlerinin fiyatlamasında politik ve keyfi kararlar uygulanmış ve istihdam depoları haline dönmüşlerdir.
  • KlT’lerin işletme zararları bütçeden ve TCMB kaynaklarından karşılanmıştır.
  • Dönemde dış ticaretteki serbestleşmeyle birlikte dış ticaret açıktan genişlemiştir. Yeterli sermaye girişinin olmamasıyla birlikte altın ve döviz rezervleri tükenmeye başlamıştır.
  • Kamu harcamalarındaki artışlar ve TCMB kaynaklarına başvurulması ile iç talebe dayanan hızlı büyüme enflasyon oranının artmasına neden olmuştur.

C. 1958 İSTİKRAR PROGRAMI

Hızlı ekonomik büyüme ve sanayileşme adına körüklenen iç talep enflasyona ve dış ticaret açıklarına neden olurken dış kaynak girişlerindeki yetersizlikler, koordinasyonsuz yatırımlar ve kaynak israfı hükümeti tedbir almaya yöneltmiştir. 1952 yılında ithalatta serbestleşmeden vazgeçilirken 1954 yılında dış ticarete yeni kontroller ve sınırlamalar getirilmiştir. 1956 yılında Milli Koruma Kanunu yeniden yürürlüğe girmiş ve dış ticarette fiyat kontrollerine gidilmiştir. Ayrıca faiz oranları yükseltilmiş ve banka kredilerine sınırlamalar getirilmiştir. Ancak alınan tedbirlerin yetersiz kalması 4 Ağustos 1958 yılında İMF güdümlü istikrar tedbirlerinin uygulanmasını kaçınılmaz kılmıştır.

  • Moratoryum ilan edilmiştir. İstikrar programı çerçevesinde dış borçlar ertelenmiş; ABD, OECD ve IMF’den yeni krediler sağlanmıştır.
  • Ağustos 1958’de TL devalüe edilmiştir. Kur 1 Dolar = 2,80 TL’den. 1 Dolar = 9 TL’ye devalüe edilmiştir. Devalüasyon döviz alım satım işlemlerinde prim ödenmesi ve vergi uygulanması şeklinde çoklu kur uygulaması olarak hayata geçmiştir.
  • İthalata yeniden serbesti getirilmiş ve ithalat üçer aylık programlara bağlanmıştır.
  • Emisyon hacmi sınırlandırılırken, banka kredilerine sınırlamalar getirilmiş ve çeşitli kesimlere açılacak kredilere kotalar uygulanmıştır.
  • Kamu harcamalarının sınırlandırılması ve bütçe dengesinin sağlanması kararlaştırılmıştır.
  • 1956 yılından itibaren iç fiyatların kontrolü terk edilerek, KIT ürünlerine yüksek oranda zam yapılmıştır. Alınan tedbirler doğrultusunda kısmi iyileşmeler yaşanmışsa da dış ticaret açıktan kronik hale gelmiş ve ekonominin dışa bağımlılığı artmıştır.
  • Dönem askeri müdahale ile son bulmuştur.

3 Yorumlar

  1. NURİ CAN ÇAKIR

    1950 ve 1960 dönemini çok güzel anlatmışsınız ama kore savaşından dönemin ekonomik konjonktüründen bahsetmeyişiniz beni hayal kırıklığına düşürdü

    • Merhaba, sadece ekonomik gelişmelerden bahsettik. Siyasi meseleler bu başlığın konusu değil. İyi çalışmalar.

    • Selamü aleyküm kardeşlerim; Bu verdiğiniz bilgiler Türkiye ekonomisi sınavımda çok faydalı olacak. Onun için sizin verdiğiniz bilgi ve araştırmanızdan istifade bulundum. Ama bazı yerlerde eksiklikler gördüm, Son dönemlerde Türkiye’nin sovyetlerden aldığı kredilere de değilseydiniz keşke.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir