İstikrar Programları

1970 İstikrar Programı:

  • 1 Dolar 9 TL‘den 1 Dolar 15 TL‘ye devalüe edilmiştir.
  • KİT ürünlerine yüksek oranda zam yapılmıştır.
  • İhracatı özendirmeye yönelik vergi indirimleri ve kredi kolaylıkları sağlanmıştır.
  • İthalatı kontrole yönelik miktar kısıtlamalarında indirimlere gidilmiştir.
  • Reeskont oranları ve faiz oranları yükseltilmiştir.
  • Uygulanan tedbirler karşısında dış ticaret açıkları azalmış, işçi dövizlerinin beklenenin üzerinde artması nedeniyle 1973 yıllarında ödemeler dengesi fazla vermiştir.
  • 1974 sonrası yaşanan petrol şoku ve 1978 yılındaki petrol krizinin ardından petrol fiyatlarındaki artışlar ekonomiyi olumsuz yönde etkilemiştir.
  • Petrol fiyatlarındaki artış ödemeler bilançosu üzerinde olumsuz etkiler yaratmış ve dış ticaret açıkları hızla yükselmiştir. 1970 yılında 360 milyon dolar açık veren dış ticaret dengesi 1975 yılında 3 milyar 100 milyon dolar açık vermiştir.
  • Ayrıca 1974 yılında gerçekleşen Kıbrıs Barış Harekatı sonrası ABD tarafından konulan ambargo ekonomiyi olumsuz yönde etkilemiştir.
  • 1970’li yılların ikinci yarısında yurt dışındaki yerleşiklerin döviz mevduatlarını yurda çekebilmek için “Dövize Çevrilebilir Mevduat” uygulamasına gidilmiştir.
  • Bu gelişmeler doğrultusunda 1978 yılında enflasyon %52. dış ticaret açığı 2 milyar dolar ve büyüme oranı ise %1,2 olarak gerçekleşmiştir. Bu şartlar altında ithal ikameci ekonomik yapı tıkanmıştır. 1978 ve 1979 yılında istikrar programları devreye konulmuş ve kamu disiplinin sağlanması, KIT ürünlerine zam yapılması. vergi oranlarının arttırılması ve devalüasyon yapılması hedeflenmiştir.

1978 -1979 istikrar Programları:

  • 1978 yılında 1 Dolar 19,25 TL’den 25 TL’ye devalüe edilmiştir.
  • 1979 yılında 1 Dolar 25 TL’ den 35 TL’ye devalüe edilmiştir.
  • KIT ürünlerine zam yapılmıştır.
  • Kamu harcamalarının azaltılması ve KIT zararlarının azaltılması hedeflenmiştir. Böylece TCMB kaynaklarına daha az başvurulacaktı.
  • İhracatın teşvik edilmesi ve ithalatın kısılması hedeflenirken cari açığın GSMH’ ya oranının % 4‘e çekilmesi hedeflendi.
  • Faiz oranları yükseltilecek ve tasarruflar özendirilecekti.
  • Tarım ürünlerinde destekleme alımlarının kapsamı daraltılacaktı.
  • Ücret ve maaş artış oranları sınırlanacak ve reel ücretler düşürülecekti.
  • Dövize çevrilebilir mevduat uygulamasına son verilecekti.
Bu tedbirlerin uygulamaya konulması halinde uzun vadeli kalkınma kredilerinin taksitleri ve orta ve kısa vadeli kredilerin anapara ve taksit ödemeleri ertelenecekti. Ancak siyasi istikrarsızlık ve zayıf hükumetler nedeniyle alınan tedbirlerin uygulanmaması ve dış çevrelerin yeni kredi temini ve borç ertelemesinin zamanında gerçekleşmemesi nedeniyle alınan tedbirlerin hayata geçmemesi 1979 yılında ekonomide daha ağır bir bunalımın yaşanmasına neden oldu.

Temel tüketim mallarında kıtlıklar, enflasyonun yükselmesi, terör ve siyasi istikrarsızlık ortamında yapılan seçim sonucunda Adalet Partisi azınlık hükumeti kurdu. Yeni hükmet ekonomiyi bunalımdan çıkarmak için 24 Ocak 1980 tarihinde yeni tedbirler paketini açıkladı.

24 Ocak 1980 İstikrar Programları

  • Program, daha önce Türkiye’de uygulanan istikrar programlarından farklı olarak Yeni Klasik yaklaşım doğrultusunda, IMF gözetiminde hazırlanan ve daha önce Latin Amerika ülkelerinde uygulanan Ortodoks istikrar programların bir benzeri idi.
  • İstikrar programı önceki programlardan farklı olarak kısa vadeli hedeflerinin yanında ekonomi politikalarında değişim ve reform politikaları içeriyordu.
  • Ekonominin geleneksel sanayileşme ve dış ticaret stratejisinde ve kurumsal yapısında değişimler amaçlanmıştı.
  • Neo liberal politikalar çerçevesinde devletin ekonomideki yerinin daraltılması ve ekonomiye devlet müdahalelerinin azaltılması hedeflenmekteydi.
  • Serbest piyasa mekanizmasının işletilmesi programın temel stratejisiydi.
  • Ekonominin işleyişinde politik ve idari kararlar değil; serbest piyasa güçleri etkili olacaktı.
  • Dış ticaret serbestleşecek, ekonomi dışa açılacak ve yabancı sermaye teşvik edilerek etkin fiyat rekabeti sayesinde ekonomik etkinlik sağlanacaktı.
  • Döviz kuru ve faiz haddi başta olmak üzere tüm fiyatların serbest piyasa koşullarında belirlenmesi amaçlanıyordu.

Programın Hedefleri:

  • Devletin ekonomiye müdahalesini kaldırmak ve devletin ekonomik faaliyetlerini en aza indirerek piyasa ekonomisine işlerlik kazandırmak.
  • İthal ikameci sanayileşme politikasından ihracata dönük sanayileşme politikasına dönmek.
  • Sanayi mallarına dayalı ihracat artışı ve ekonomik ilişkilerin serbestleştirilmesi.

Kısa Vadeli Amaçlar:

  • Dış ödeme güçlüklerini aşmak ve kredi bulmak
  • Enflasyon artış hızının düşürülmesi ve enflasyon döngüsünün kırılması (1980 yılında TÜFE bazlı enflasyon oranı % 101 olarak gerçekleşmiştir)
  • Atıl kapasitelerin harekete geçirilmesi ve kapasite kullanım oranları arttırılarak işsizlik oranlarının düşürülmesi

Uygulanan Politikalar:

  • KİT ürünlerine yüksek oranda zamlar yapıldı.
  • İç talebi kontrol altına almak için para arzı kontrol altına alındı ve reel para arzı daraltıldı. Bu doğrultuda TÜFE 1981 yılında % 34’e 1982 yılında ise %28,4’e geriledi.
  • 1980 yılında da 1 Dolar 35 TL’den 70 TL’ye devalüe edildi. 1981 yılında günlük kur uygulamasına geçildi. Esnek kur uygulaması TCMB tarafından yürütüldü. 1984 yılında döviz alım satımında serbestleşmeye gidilmiştir.
  • 1989 yılında çıkarılan Türk Parasının Kıymetini Koruma hakkında çıkarılan 32 sayılı kararla döviz kurunun serbestleşme süreci tamamlandı ve Türk Lirası konvertibl hale geldi.
  • Fiyatların piyasa koşulları tarafından belirlenmesi amacıyla devletin fiyat belirleme uygulamasına son verildi.
  • Kredi ve vadeli mevduat faiz oranları serbest bırakıldı ve negatif reel faiz uygulamasından vazgeçildi. Ancak 1983 yılında faizi belirleme yetkisi TCMB’ ye verildi. 1987 yılında faiz haddinde tekrar. Serbestleşme yönünde girişim olsa da güdümlü sisteme geri dönüldü.
  • 1981 yılında Sermaye Piyasası Kanunu ile sermaye piyasası oluşturularak finansal serbestlik sağlanmıştır.
  • Kamu sektörünün küçülmesi amacıyla özelleştirme politikaları gündeme alındı. Ancak 1985’den sonra başlayan özelleştirme programında 2000’li yıllara kadar başarılı bir uygulama yapılamamıştır.
  • Tarım ürünleri destekleme alımları sınırlandırılırken, sübvansiyonların kapsamı daraltılmış, KİT’lere kendi ürünlerinin fiyatını belirleme yetkisi verilmiştir
  • İhracat artışı sağlamak için ihracat kredileri, ihracata yönelik teşvikler, ihracatta vergi iadesi, yeni vergi muafiyetleri getirilmiştir.
  • Yabancı sermayeyi teşvik için düzenlemelere gidilmiş, DPT’ye bağlı Yabancı Sermaye Dairesi kurulmuş ve bürokratik işlemler kolaylaştırılmıştır.

24 Ocak 1980 Programının Sonuçları 1980-1983 Dönemi

  • Programın uygulanması 12 Eylül 1980’de yapılan ihtilal sonrası askeri yönetimin kontrolü altında gerçekleşmiştir.
  • İstikrar programının uygulamasının ilk döneminde kısa vadeli amaçlara öncelik verilmiştir.
  • Dış piyasadan sağlanan krediler sayesinde acil dış finansman sorunu aşılmış, ithal girdi sıkıntısı ve enerji dar boğazı sorunu giderilerek kapasite kullanımı genişlemiştir.
  • Sıkı para politikası uygulaması doğrultusunda 1983 yılında TÜFE % 31.4 oranında gerçekleşmiştir. Faiz haddinin serbest bırakılmasıyla banka mevduatlarının artması ve yabancı sermaye girişinin artması hedeflenmiştir.
  • Günlük kur uygulaması doğrultusunda 1983 yılı sonunda 1 Dolar = 280 TL olmuştur. Sık yapılan kur ayarlamaları ile TL’nin aşırı değerlenmesi önlenmek istenmiştir.
  • Dış ticarette hem ihracat hem de ithalat kalemleri artış göstermiştir. Dönemde ihracat 2.9 milyar Dolar düzeyinden 5,9 milyar Dolar düzeyine çıkarken ithalat 7,5 milyar Dolar düzeyinden 8,9 milyar Dolar düzeyine yükselmiştir.
  • 1983 yılında cari açık 1,9 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
  • 1980 yılında sabit fiyatlarla GSMH % -2,8 oranında daralırken, 1981 yılında % 4,8 oranında 1982 yılında % 3,1 oranında ve 1983 yılında % 4,2 oranında büyümüştür.
  • KIT ürünlerinin fiyatlarının piyasa koşullarına bırakılmasıyla KIT zararları azaltılmıştır.
  • Tarım ürünlerinde destekleme alımlarının kapsamı daraltılarak fiyatlar genellikle enflasyon oranının altında kalacak şekilde arttırılmıştır.

24 Ocak 1980 Programının Sonuçları 1984-1988 Dönemi

  • 1983 yılında yapılan seçimle birlikte ekonomide daha fazla Liberalleşmeyi ve dışa açılmayı savunan ANAP tek başına iktidar olmuştur. Bu doğrultuda dış kaynak kullanımını arttırma ve ekonomik büyümeyi hızlandırma stratejisi benimsemiştir.
  • Dönemde finansal piyasalarda hızlı serbestleşme süreci yaşandı.
  • 1934 yılında döviz ve sermaye hareketlerinde serbestleşme süreci yaşandı. 1985 yılında IMKB kuruldu.
  • 1986 yılında bankalar arası para piyasası, interbank kuruldu.
  • 1987 yılında Açık Piyasa işlemleri yapılmaya başlandı.
  • Ekonomide daha yüksek büyüme hızları yakalayabilmek amacıyla genişlemeci para ve maliye politikaları uygulanmıştır. Dönemde 1984 1987 yılları arasında sabit fiyatlarla GSMH yıllık ortalama % 6,9 oranında büyürken 1988 ve 1989 yıllarında % 1,5 oranında büyüdü.
  • Genişlemeci politikalar enflasyon oranının artmasına neden oldu. 1988 yılında TÜFE bazlı enflasyon oranı % 73,7 olarak gerçekleşti.
  • Kamu harcamalarındaki artış ve KİT’lerin özelleştirilememesi nedeniyle kamunun borçlanma ihtiyacı artmıştır. 1980 yılında 16,2 milyar Dolar olan dış borç stoku 1988 yılında 40,7 milyar Dolara yükselmiştir.
  • Sürekli artan borç anapara taksitleri ve faiz ödemeleri yeni borçlanmalarla karşılanır hale gelmiştir. 1983 yılında yapılan dış bor ödemesi anapara ve faiz dahil 3,8 milyar Dolarken bu rakam 1988 yılında 7,1 milyar Dolara çıkmıştır.
  • Boğaz köprüleri ve barajların gelirlerine karşılık borçlanma senetleri çıkarılmış, 1985 yılında Katına Değer Vergisi yürürlüğe konulmuştur.
  • Artan borç yükü karşısında borcun borçla kapatılmaya başlanması borç faizlerinin artmasına ve reel sektör yatırımlarının azalmasına neden olmuştur.
  • 1988 yılı sonunda 1 Dolar: 1815 TL olarak gerçekleşmiştir.

1988-1993 Döneminde Ekonomik Gelişmeler

  • Dönem iç talep genişlemesine dayalı büyüme stratejisinin sürdürüldüğü ve büyümenin istikrara tercih edildiği dönemdir.
  • 1988 yılında Türkiye ciddi bir stagflasyon yaşamıştır. Bu durum 1989 yılında parasal ve mali önlemlerle atlatılmaya çalışılmıştır.
  • 1989 yılında alınan kararlarla bankaların zorunlu karşılık oranları yükseltilmiştir. İthalatı kısıtlamak için ithalat depozitoları arttırılmıştır. Dış kaynak girişi sağlamak için faiz oranları yükseltilmiş, yabancı sermaye girişi yüksek faizle sağlanmaya çalışılmıştır. Kamu gelirlerini arttırmak için vergi ve harçlar arttırılmıştır.
  • 1991 yılındaki Körfez Savaşının ekonomiye etkileri olumsuz olmuş ve bu yıl ekonomi durma noktasına gelmiştir. Sonraki yıllarda da savaşın yarattığı olumsuzluklar ekonomiyi etkilemiştir.
  • 1988 1993 Döneminde sabit fiyatlarla GSMH yıllık ortalama % 5,1 oranında büyümüştür.
  • Dönemde enflasyon oranı % 65 ile % 70 arasında değişim göstermiştir.
  • 1980 yılından itibaren ihracata yönelik sanayileşme doğrultusunda ihracat teşvikleri uygulansa da dönem içerisinde ihracat artış hızı yavaşlamış ancak buna karşılık ithalat artmaya devam etmiştir. 1993 yılında cari açık 6,4 milyar Dolar olarak gerçekleşmiştir.
  • 1988 yılında 40 milyar Dolar olan dış borç stoku, 1993 yılında 70 milyar Dolara yükselmiştir.
  • 1989 yılında TL’nin konvertibl hale gelmesiyle birlikte, döviz TL’nin tam ikamesi olmuştur. Sermayenin
  • giriş ve çıkışı ve buna bağlı olarak spekülatif ataklar artarken faiz haddinin yükselmesi mali piyasalarda dengesizlikleri arttırmıştır. 1993 yılı sonunda 1 Dolar = 14.000 TL olmuştur.

5 Nisan 1994 İstikrar Programı

  • 1990-1993 yıllan arası ekonomide GSMH sabit fiyatlarla yıllık olarak ortalama % 4,9 oranında büyümüş ancak istikrarsız bir seyir izlemiştir.
  • Büyümenin temel kaynağı finansal serbestleşmenin ardından artan sermaye girişi, kamu harcamalarının artması ve bankacılık kesiminin açtığı kredilerdeki artışlar olmuştur
  • Artan kamu açıkları iç borçlanma ve TCMB kaynakları ile finanse edilmiştir
  • Dış borçların ödenmesinde bile dış borçlanmaya gidilmesi faiz oranlarını yükseltmiş ve ülkeye sıcak para girişini hızlandırırken TL’nin değerinin artmasına neden olmuştur.
  • TL’nin değerli hale gelmesi ithalatı arttırırken, ihracat azalmış ve dış ticaret dengesi bozulurken reel sektörü olumsuz etkilemiştir.
  • Bankacılık kesiminin artan açık pozisyonları bankaları temel amacından uzaklaştırmıştır.
  • Kredi derecelendirme kuruluşları ödemeler bilançosu açığının yüksek olacağını tahmin ederek 1994 yılında Türkiye’nin kredi notunu düşürmeleri finans piyasalarını karıştırmış dövize hücum başlamıştır.
  • Sonuçta 5 Nisan 1994 tarihinde 5 Nisan Kararları olarak bilinen istikrar tedbirleri uygulamaya sokulmuştur.

İstikrar Programının Stratejisi ve Özellikleri

  • 5 Nisan kararlan kısa vadeli hedefleri için Ortodoks şok tedavisi öngören, uzun vadeli hedefler için Heterodoks politikaları ve yapısal reformları içeren tedbirlerden oluşmuştur.
  • Ortodoks politikaların temel amacı yüksek enflasyonu hızla ve kalıcı şekilde aşağı çekmek ve dış ödemeler dengesini iyileştirmektir.
  • Heterodoks politikalar ise fiyat, ücret, faiz ve dövizin geçici kontrolünü ve hatta dondurulmasını öngören gelirler politikası temeline dayanır.
  • Bu doğrultuda para arzı kısılarak, zorunlu karşılık oranları ve disponibilite oranları arttırıldı. KİT ürünlerine yüksek oranda zam yapıldı. Faiz oranları arttırılarak dövize olan talep azaltılmaya çalışıldı.
  • Dövize hücumun durması ve TL’nin aşın olan değerini azaltmak için döviz kuru serbest piyasa koşullarına bırakıldı ve Nisan 1994’te 1 Dolar= 32.000 TL oldu.
  • Kamu harcamalarında kısıntılara gidilirken yeni vergi düzenlemeleri hayata geçirildi.
  • Program çerçevesinde ücret ve maaşlar kontrol altında tutuldu ve enflasyon oranın altında zam yapılarak reel ücretler düşürüldü.
  • Bu tedbirlerle halkın satın alma gücü düşürülerek toplam talep azaltılmaya çalışıldı. Uygulamalarla birlikte iç talep ciddi şekilde daralırken üretim düzeyi azaldı ve işsizlik arttı.

İstikrar Programı Çerçevesinde Alınan Önlemler ve Uygulamalar

  • Parasal genişlemenin azaltılması amacıyla TCMB’nin hazineye açacağı kısa vadeli avansların bütçe ödeneklerine oranının azaltılması ve bu oranın 1998 yılında %3’e düşürülmesi hedeflendi.
  • Faiz oranlarının yükseltilmesi yanında bankalarda tutulan mevduatların tamamına devlet garantisi getirildi.
  • Katı bir tasarruf anlayışı ile savunma hariç kamu harcamalarında %30 oranında kısıtlamalara gidildi. Yeni personel alımı durduruldu.
  • Tasarruflar doğrultusunda tarımsal destekleme alımları daraltılırken sübvansiyonlar büyük ölçüde kaldırıldı.
  • Ekonomik Denge Vergisi, Ek Gayrimenkul Vergisi, Ek Motorlu Taşıtlar Vergisi gibi vergiler uygulamaya geçirildi ve resim ve harçlar arttırıldı.
  • Kamuya ait lojman ve dinlenme tesislerinin satılması kararlaştırıldı ancak uygulama bulmadı.
  • Yapısal düzenlemeler doğrultusunda KİT’lerin özelleştirilmesi için Kasım 1994 yılında Özelleştirme Yasası çıkarıldı. İlk aşamada Karabük ve Ereğli Demir Çelik Fabrikaları Petrol Ofisi Sümerbank. Et Balık Kurumu ve Süt Endüstrisi Kurumunun da bulunduğu birçok KIT özelleştirme kapsamına alındı. Ancak 2000’li yıllara kadar ciddi bir özelleştirme süreci gerçekleşmemiştir.
  • Yapısal düzenlemeler doğrultusunda vergi gelirlerinin arttırılması ve vergilendirilmeyen alanların vergi kapsamına dahil edilmesi ve sermaye kazançlarının vergilendirilmesi kapsamında yapılan çalışmalar 1998 yılında yasalaştırıldı. Ancak Asya ve Rusya krizleri nedeniyle Mali Milat ertelendi.
  • Yapısal düzenlemeler doğrultusunda sosyal güvenlik kurumlarının tek çatı altında toplanması ve yeniden organizasyonu amaçlandı. Sosyal güvenlik açıklarını kapatmak için erken emeklilik uygulamasına son verilmesi hedeflendi. Bu alanda ilk düzenleme 1999 yılında çıkarılan Sosyal Güvenlik Yasası oldu. Ancak kapsamlı reformlar ancak 2006 yılında çıkarılan yasa ile gerçekleştirildi. Tarımsal destekleme ile ilgili politikalar ancak 2000 yılında IMF’ye verilen niyet mektubu çerçevesinde değiştirildi.
  • Yerel yönetimler için mali ve idari özerklik sağlanması amaçlandı. Ancak 2000’li yıllara kadar bu konuda bir yasa çıkarılmadı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir